Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2015
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Tezcan Kaplan
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Sanat, kendi oluşum süreçlerinin her bir adımın da insan ve yaşamdan kopuk olmayan bir bütünlüğe sahiptir. Bu bütünlük, onun hem yaratım hem de tüketim süreçlerinde başat bir konumdadır. Sanatın türleri veya araçları değişse de, bu birliktelik hiçbir zaman ortadan kakmayacak öncül bir konumdadır. Sinema ise, bu birlikteliği kendi araçlarıyla yansıtmaktadır. Görsel ve işitsel olarak, insan ve yaşama dair anlamlar üretmekte ve bu anlamlar, sayısız anlamlandırmaların yolunu açmaktadır. Ancak sinemanın içinde de, zaman zaman kırılmalar yaşanmakta ve kendisini bu çeşitliliğin içindeki değişen dünya tasavvuruna bırakmaktadır. Her bir sanat dalında olduğu gibi, sinemada da değişik türler veya akımlar görmek mümkündür. Bu değişimin en önemli duraklarından birisi ise çağdaş anlatı sinemasıdır. Sinema tarihinde yeni bir yönelim olarak beliren bu tür, motivasyonunu modern çağın gerçeklerinden almaktadır. Modern çağ, aklın önderliğiyle ilerleyen, ancak bu sınırsız ilerleyişte insanın aynı zamanda duyguları ve arzuları olan bir varlık olduğunu yok sayan kapsayıcı bir nitelik taşımaktadır. Bu nitelik, parçalı bir gerçeğe sahiptir. Çağdaş anlatı da, bu gerçekliğin sinemada yer edinmesini sağlamaya hizmet etmiştir. Sinemada bu aykırı duruşun karşılığı, felsefe alanında varoluşçuluk felsefesiyle ortaya çıkmıştır. İnsan ve yaşama dair bütünlüklü bir bakışla, onların değişen etmenlerini ve ilişkilerini muhalif bir duruşla farklı anlamlandırmalar dâhilinde değerlendirmiştir. Bu iki farklı alanın, ülkemiz sinemasındaki en önemli temsilcisi olarak Nuri Bilge Ceylan dikkat çekmektedir. Bu çalışma, literatür taraması ve eleştirel film çözümlemesi yöntemiyle, uluslararası ve ulusal alanda birçok ödülle dönen yönetmenimiz Nuri Bilge Ceylanzın üç filmi olan İklimlerz Bir Zamanlar Anadoluzdaz ve Kış Uykusuz filmlerini, çağdaş anlatı sineması ve varoluş felsefesi çerçevesinde değerlendirmiştir.