Cushing sendromlu hastalarda erken ateroskleroz belirteçleri ve lipid düzeyleri


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2014

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: CEMİLE ÖZSÜREKCİ

Danışman: MÜJDE YAŞIM AKTÜRK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Cushing sendromuna, diyabet, dislipidemi, hipertansiyon, obezite gibi KVH hastalıklara yol açan risk faktörleri sıklıkla eşlik etmektedir. KVH gelişmesindeki bu artış, CS'de mortalite ve morbiditenin en önemli nedenidir. Bu nedenle Cushing Sendromu olan hastalarda artan KVH göstergesi sayılabilecek homosistein, ADMA, LP-Pla2, hsCRP, lipid düzeyleri (LDL, HDL, TK, Tg, Apo A, Apo B, Lpa) ve erken aterosklerozu yansıtacağı düşünülen ayak bileği-brakial indeksi (ABI) ve karotis intima media kalınlıklarının (CIMT) incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmamıza Endokrinoloji polikliniğine başvurarak Cushing Sendromu tanısı konulan, aktif hastalığı olan 27 hasta ve yaş, cinsiyet, VKİ, eşlik eden sekonder hastalıklar bakımından bire bir uyumlu gönüllüler kontrol grubu olarak alınmıştır. Hasta ve kontrol grubundaki kişileri boy, kilo, bel çevresi ve triseps cilt altı kalınlığı ölçülmüştür. Hasta ve kontrol grubundaki vakalardan alınan serum ve plazma örneklerinden; ADMA ve Lp-PLa2 düzeyi ELISA yöntemi ile çalışılmıştır. Homosistein HPLC yöntemi ile, hsCRP nefelometre yöntemi ile, lipoprotein-a, Apo A, Apo B analizleri immunnefelometre yöntemi ile yapılmıştır. Vakaların mutlak dinlenme anında sağ ve sol karotis arterde intima kalınlığı ölçülerek ortalama değerler alınmıştır. Ayrıca her iki alt ve üst ekstremitede mutlak dinlenme anında 'ankle-brachial index' için ölçümler alınmıştır. CS olan hastalar ve kontrol grubunda, yaş, cinsiyet, vücut kitle indeksi ve eşlik eden komorbit hastalıklar benzer olarak bulunmuştur. CS olan hastalarda bel çevresi ölçümü ve triseps cilt altı kalınlığı benzer olarak bulunmuştur. CS olan grupta dislipidemi sıklığı kontrol grubu ile benzer olmasına rağmen, total kolesterol, LDL kolesterol, HDL kolesterol, Apo A ve Apo B düzeyleri CS olan hastalarda kontrol grubundan daha yüksek bulunmuştur (p 0,05). CS olan grupta ADMA düzeyleri kontrol grubuna göre istatistiksel anlamlı olarak düşük bulunmuştur (p:0,013). hsCRP düzeyi CS olan hasta grubu ile konrol grubunda benzer bulunmuştur (p:0,337). CS olan hastalarda LP-PLa2 düzeylerinde benzer komorbiditesi olan kişilere göre farklılık saptanmamıştır (p: 0,085). CS olan hastalarda homosistein düzeylerinde kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmamıştır (p:0,537). CS olan hastalarda CIMT benzer komorbiditesi olan kişilere göre farklılık saptanmamıştır (p: 0,56). CS olan hastalarda ABI ölçümlerinde benzer komorbiditesi olan kişilere göre farklılık saptanmamıştır (p:0,917). Tüm çalışma grubunda yapılan korelasyon analizlerinde VKİ'nin ve bel çevresi ölçümlerinin hsCRP değerleri ile pozitif yönde korelasyon ilişkisi saptanmıştır. Apo A düzeylerinin, AKŞ ile negatif yönde, HDL düzeyleri ile pozitif yönde kuvvetli şekilde ilişkisi olduğu görülmüştür. Tüm çalışma grubunda yapılan korelasyon analizlerinde Apo B ile, bel çevresi, total kolesterol, LDL, trigliserit düzeyi arasında pozitif yönde ilişki olduğu görülmüştür. Tüm çalışma grubunda yapılan korelasyon analizleri sonucunda, ADMA düzeyi ile açlık kan şekeri arasında pozitif yönde ilişki olduğu görülmüştür. Yapılan regresyon analizi sonucunda ADMA düzeyini etkileyen en önemli faktörlerin CS varlığı ve total kolesterol düzeyi olduğu görülmüştür. CS olan hastalarda gelişen komorbid hastalıklar (DM, HT, dislipidemi, obezite vb) dışında, hiperkortizoleminin KVH risk faktörlerinde ve belirteçlerinde artışa neden olduğuna dair bulgu çalışmamızda saptanmamıştır. ADMA düzeyleri belirtilen diğer KVH risk faktörlerinden farklı olarak düşük bulunmuştur. CS'nun varlığı, DM, HT, dislipidemi, obezite vb hastalıkların gelişim sıklığını arttırarak KVH riskini arttırmaktadır. Ancak, CS'nun bu hastalıkları arttırması dışında, KVH riskinin daha belirgin olduğu çalışmamızda saptanmamıştır. Bu nedenle hsCRP, homosistein, CİMT, ABI ölçümleri KVH için genel risk göstergeleri olsa da, CS olan hastalarda hiperkotizolizm etkileri için özgün belirteçler olarak görünmemektedir. Bununla birlikte, bu belirteçlerin hastalığı remisyonu sonrası ne yönde değişeceği, düşük ADMA seviyesinin patogenetik mekanizmada rolü, kortizol fazlalığının endotel üzerine anti inflamatuar etkisinin olup olmadığı farklı çalışmalar ile araştırılıp aydınlatılmalıdır.