Süt molar dişlerde amputasyon ve kanal tedavilerinin radyografik olarak uzun dönem retrospektif değerlendirilmesi


Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Klinik Bilimler, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BUSE LEDEYNA KURAN

Danışman: CENGİZ HALUK BODUR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Süt dişlerinin fizyolojik düşme zamanına kadar ağızda fonksiyonel olarak kalması, çocuğun çiğneme fonksiyonu, konuşma gelişimi ve daimi dişlerin sürme rehberliği açısından büyük önem taşımaktadır. Bu doğrultuda, pulpal dokunun etkilenmiş olduğu süt molar dişlerde uygulanan amputasyon ve kanal tedavisi işlemleri, bu dişlerin fizyolojik olarak düşme zamanına kadar ağızda tutulmasını amaçlayan başlıca tedavi yaklaşımlarıdır. Bu tez çalışmasında, süt molar dişlerde uygulanan amputasyon ve kanal tedavilerinin yalnızca radyografik olarak retrospektif değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Ocak 2019-Aralık 2024 tarihleri arasında, Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Çocuk Diş Hekimliği Kliniği'ne başvuran 5-9 yaş arası çocuk hastalardan çekilmiş panoramik ve periapikal radyografiler incelenmiş ve tedavi görmüş toplam 318 adet süt molar diş, 24 aylık radyografik takip verisi içermesi koşuluyla çalışmaya dahil edilmiştir. Dişler, uygulanan tedavi türüne göre gruplandırılmış; yaş, cinsiyet, diş tipi, çene bölgesi, restorasyon tipi gibi değişkenlere göre radyografik başarıları değerlendirilmiştir. Genel radyografik başarı oranı %82,1 olarak bulunmuştur. Elde edilen verilere göre cinsiyetin ve diş tipinin başarıya etkisi bulunmamıştır (p>0,05). En başarılı yaş grubu 5 yaş (%91), en az başarılı yaş grubu 9 yaş (%75) olarak bulunmuştur. Mandibular süt molar dişlerde (%84,4) yapılan tedaviler, maksiller dişlere oranla daha başarılıdır (%76,9). İşlem türleri arasında formokrezol amputasyonu en fazla uygulanan ve en yüksek başarı gösteren işlemdir (n=127, %85,8), sırasıyla kanal tedavisi (%81,5) ve ferrik sülfat amputasyonu (%75,6) takip etmektedir. Daimi restorasyon türleri arasında en yüksek başarı elde edilen PÇK olmuştur (%85,7). Kompozit dolguda başarı oranı %80,5, amalgam dolguda ise %79,5 olarak bulunmuştur. Operatör farklılığı çalışma kapsamına alınmamıştır. Sonuç olarak, süt molar dişlerde uygulanan pulpa tedavilerinin uzun dönem başarısı, yalnızca işlem türüne değil; yaş, çene, restorasyon tipi gibi çoklu klinik değişkenlere bağlıdır ve bu faktörler tedavi planlamasında mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. Bu çalışma, süt dişlerinde uygulanan amputasyon ve kanal tedavilerinin takibinde radyografik verilerin vazgeçilmez bir değerlendirme aracı olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır.