Ratlarda topikal sevofluran uygulamasının palatinal mukozadaki sekonder yara iyileşmesi üzerine etkisinin değerlendirilmesi


Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Klinik Bilimler, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GÜLENAY ÇOLAK

Danışman: ZEYNEP TURGUT ÇANKAYA

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Yara iyileşmesi, hasar gören dokunun bütünlüğünü ve fonksiyonunu yeniden kazandıran karmaşık, dinamik bir süreçtir. Serbest diş eti grefti, laterale kaydırılan flep, frenektomi, gingivektomi/gingivoplasti gibi periodontal cerrahi işlemler sonrası oluşan yaralar genellikle sekonder iyileşme ile kapanır. Ağız içinde meydana gelen bu yara alanları, hastanın konforunu, beslenmesini ve yaşam kalitesini önemli ölçüde etkilemektedir. Bu nedenle bu çalışmada, sevofluranın rat palatinal mukozasında yara iyileşmesi üzerindeki etkisinin histopatolojik, immünohistokimyasal ve klinik olarak değerlendirilmesi hedeflenmiştir. 30 adet Wistar Albino türü ratın palatal bölgesinden punch yardımıyla 4 mm çapında tam kalınlık doku çıkartılmıştır. Denekler kontrol, serum fizyolojik (SF) ve sevofluran olmak üzere 3 ana gruba ayrılmıştır. Çalışma protokolünün ilk basamağında cerrahi işlem tüm gruplara uygulanmıştır. SF grubuna NaCl %0.9 solüsyonu, sevofluran grubuna ise her gün 1 ml/cm² likit sevofluran uygulanmıştır. Kontrol grubuna herhangi bir deneysel ilaç uygulanmamıştır. Her grupta 5. ve 14. günlerde sakrifikasyon gerçekleştirilmiştir. Elde edilen örnekler, ışık mikroskobu ile histopatolojik olarak kolajen ve granülasyon doku miktarı, inflamasyon şiddeti, fibrozis ve fibroblast olgunlaşma düzeyi, anjiyogenez, epidermal rejenerasyon düzeyi ve yara ağız açıklığı seviyeleri; immünohistokimyasal olarak IL-17A, IL-22 ve pSTAT-3 değerleri; klinik olarak ise yara alanı yüzey ölçümleri ve iyileşme yüzdesi açısından değerlendirilmiştir. Araştırmada istatistiksel analiz normal dağılıma sahip ölçümler için varyans analizi ANOVA testi kullanılarak, normal dağılıma sahip olmayan ölçümler için ise Kruskal Wallis testi ile analiz edilmiştir. Sevofluran grubunda 5. günde anjiyogenez ve epidermal rejenerasyon düzeyinin diğer gruplara kıyasla istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek olduğu tespit edilirken (p 0.05). Bu bulgularla uyumlu olarak 5. günde sevofluran grubunun yara ağız açıklığı değeri kontrol grubuna göre istatistiksel olarak daha düşük saptanmıştır (p<0,05). 5.günde sevofluran grubunun IL-17 değeri kontrol ve SF gruplarına göre anlamlı derecede daha düşük; IL-22 ve pSTAT3 değerleri, kontrol grubuna göre anlamlı olarak yüksek bulunmuştur (p<0,05). Klinik değerlendirmede 5. günde sevofluran grubunda, kontrol ve SF gruplarına göre yara alanları değeri anlamlı olarak daha düşük olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). Buna paralel olarak 5. günde sevofluran grubunun yara alanlarının iyileşme yüzdesi değeri diğer gruplara göre daha fazla olduğu görülmüştür (p<0,05). Sevofluranın erken dönem sonuçlarında tespit ettiğimiz yüksek IL-22 seviyesinin ve buna paralel olarak gözlemlenen yüksek pSTAT3 seviyelerinin epidermal rejenerasyonu artırarak, yara ağız açıklığının daha düşük olmasını sağladığı düşünülmektedir. Ayrıca, kontrol ve SF gruplarına göre anjiyogenezis düzeyinin ve yara alanlarının iyileşme yüzdesinin anlamlı derecede yüksek bulunması, IL-17A seviyelerinin ve yara alanlarının istatistiksel olarak anlamlı derecede düşük olması sevofluranın erken dönem yara iyileşmesindeki etkinliğinin güçlü olduğunu göstermektedir. Sonuç olarak, verilerimiz sevofluranın topikal uygulanmasının, periodontal cerrahi sonrası yara iyileşmesinde güvenli bir alternatif olma potansiyeline sahip olduğunu göstermektedir.