Egzersiz Yapan Bireylerde Beslenme Durumu, Sağlıklı Beslenme Takıntısı Ve Yeme Davranış Bozukluklarının Değerlendirilmesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Özge Yeşildemir

Danışman: NİLÜFER ACAR TEK

Özet:

Düzenli egzersiz yapan bireylerde yeme bozuklukları üzerine yapılan çalışmalar sınırlı olduğu için bu çalışma egzersiz yapan bireylerde beslenme durumu, sağlıklı beslenme takıntısı ve yeme bozukluklarının değerlendirmesi amacıyla yapılmıştır. Haftada en az iki kez egzersiz yapan 102 erkek ve 104 kadın çalışma kapsamına alınmıştır. Araştırmada genel bilgiler bir anket formu ile yüz yüze görüşme yöntemi kullanılarak kaydedilmiştir. Bireylerin antropometrik ölçümleri alınmış ve vücut bileşimleri BİA ile ölçülmüştür. Ayrıca bireylerin 24 saatlik geriye dönük besin tüketim kayıtları alınmış ve bireylere Yeme Bozukluğu Değerlendirme Ölçeği (YEDÖ), REZZY Yeme Bozuklukları Ölçeği, ORTO-15 Testi, Stunkard Ölçeği ve Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi (IPAQ)-kısa form uygulanmıştır. Çalışma sonunda, bireylerin %1,5 inde klinik önem düzeyinde yeme bozukluğu, %34,0 ında yeme bozukluğu riski ve %81,6 sında ortorektik eğilim saptanmıştır. Erkeklerde klinik önem düzeyinde yeme bozukluğu ile enerjinin karbonhidrattan gelen yüzdesi arasında negatif ilişki vardır (p<0,05). Erkeklerde klinik önem düzeyinde yeme bozukluğu puanı arttıkça bel çevresi ve kalça çevresi artmakta (p<0,05), kadınlarda ise vücut ağırlığı, BKİ, vücut yağ yüzdesi ve yağsız vücut ağırlığı artmaktadır (p<0,01). Yeme bozukluğu riski olan erkeklerde olmayanlara göre vücut ağırlığı, BKİ ve vücut yağ yüzdesi daha yüksektir (p<0,05). Yeme bozukluğu riski olan kadınlarda da olmayanlara göre vücut ağırlığı, bel çevresi, bel/boy oranı (p<0,05), BKİ, vücut yağ yüzdesi ve boyun çevresi (p<0,01) daha fazladır. Ortorektik eğilim olan erkeklerde olmayanlara göre enerji ve enerjinin karbonhidrattan gelen yüzdesi (p<0,05), kadınlarda ise enerjinin proteinden gelen yüzdesi daha yüksektir (p<0,01). Erkeklerin antropometrik ölçüm ve vücut bileşimlerinde ortorektik eğilim açısından farklılık bulunmazken, ortorektik eğilimi olan kadınlarda olmayanlara göre vücut ağırlığı, vücut yağ yüzdesi (p<0,05) ve BKİ (p<0,01) daha yüksektir. Sonuç olarak, düzenli egzersiz yapan bireylerin klinik önem düzeyinde olmasa da yeme bozukluğu riski ve ortorektik eğilim açısından risk grubu olduğu belirlenmiştir.