POSTERİOR DİŞSİZ MAKSİLLADA FARKLI İMPLANT TEDAVİ SEÇENEKLERİNİN SONLU ELEMAN ANALİZİ İLE İNCELENMESİ
Tezin Türü: Diş Hekimliğinde Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Klinik Bilimler, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MUSA SADIKHOV
Danışman: GÖKHAN HAKKI ALPASLAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Güncel diş hekimliğinde KDİ-lar çok başarıli bir şekilde dental implantolojide kullanılmaktadır.Tarafımızdan yapılmış olan bu çalışmada aktive edilmemiş ve edilmiş kısa implantlar ileri cerrahi tedavilere alternativ bir tedavi olarak sunulmuşdur.Farklı tür tedavi seçeneklerinin klinik olarak kısa sürede yapılması imkansız olsada SESA yöntemi bu avantajı sağlayarak insiliko ortamda maksillanın fiziksel özelliklerini kullanarak farkli tür modellerin yapılmasının mümkün etmişdir. Çalışmamızda aşağıdaki Modeller oluşdurulmuşdur : 1) Model 1 kontrol grubu, 2) Model 2 Aktive edilmemiş kısa implant grubu, 3) Model 3 Aktive kısa implant grubu, 4) Model 4 STYO işlemim uygulanmış grup, 5) Model 5 açılı implant grubu. SESA yöntemi ile matematiksel modeller oluşduruldukdan sonra iki implant üzerine (P1-M1) yapılmış olan üç üyeli porselen köprü üzerine vertikal,horizontal ve oblik yönlerde küvvet uygulanması gerçekleşdirilmişdir. Çalışmamızda Model 4 olarak incelenen, açık STYO uygulanan grup hem kemik hem implant materyali üzerinde oluşturduğu stres değerleri göz önünde tutulduğunda çalışmamızda kontrol grubu olan Model 1'e yakın ve benzer sonuçlar ortaya çıktığı açık bir şekilde izlenmiş olup bu sonuçların ışığında diğer gruplardan daha başarılı olduğu düşünülmektedir. Çalışmamızda stres değerleri en düşük olan bu grup en kabul edilebilir tedavi seçeneği olarak belirlenmiştir. Model 5'te ikinci premolar bölgesinden birinci molar bölgesine 30 derece açı ile uygulanan implantlara farklı yönlerde kuvvet uygulamaları gerçekleştirilmiştir. Model 5'te elde edilen bu sonuçlar Model 1'e yani kontrol grubuna yakın ve kabul edilebilir sonuçlar izlenmiştir. Bu grupta elde ettiğimiz sonuçlar Model 2 ve Model 3'e göre daha başarılı uygulamalardan biri olduğu izlenimini ortaya koymuştur. Model 5'in kontrol grubu Model 1 ve STYO uygulanan Model 4'e yakın sonuçlara sahip olduğu ve kabul edilebilir tedavi yöntemlerinden birisi olduğu izlenmiştir. Kısa implant grubu, ister aktive edilmemiş kısa implant grubu olan Model 2 ister aktive edilmiş kısa implant grubu olan Model 3'te vertikal, horizontal ve oblik yüklemelere en yüksek ve en yoğun stres tablosu izlenmektedi. Model 3'de aktive edilen implantların aktive olan uç kısımlarının aynı yaprak yaylarda olduğu gibi potansiyel enerji depoladıkları amaçlı kullanılan aynı bu yaylar gibi davranarak üzerine isabet eden kuvvetin yönüne göre enerjinin sönümlenmesi şeklinde de etki edebilecekleri bilinmektedir. Bu sonuçlar ışığında; olguların elverdiği oranda çiğneme küvvetlerinin daha düzenli dağılması ve stres miktarının azaltılması maksadıyla kısa implant sayısını artırarak ve implantların implant üstü protezlerle birbirlerine bağlanmasıyla veya bu durumun elvermediği vakalarda açılı implantların kullanılmasının daha uygun olacağı izlenimi edinilmiştir