Yeni jenerasyon hibrid pozitron emisyon tomografi sistemlerinde lezyon lokalizasyonu ve metabolik ölçütlere etki eden faktörlerin karşılaştırmalı analizi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Öğrenci: MAHSUN ÖZÇELİK

Danışman: NEŞE KARABACAK

Özet:

Çeşitli onkolojik PET/BT çalışmalarında metabolik indeks ve standart tutulum değeri hesaplanması önemlidir. Son zamanlarda, uçuş süresi (TOF) bilgileri ve noktasal yayılım fonksiyonu (PSF) düzeltmesi gibi yeni teknolojiler, PET görüntü kalitesini iyileştirmekte ve aynı zamanda küçük lezyonların saptanabilirliğini artırmaktadır (43). Bu çalışmada amacımız, yeni jenerasyon hibrid PET sistemlerinden bir olan PET/MR ile 18F-FDG PET görüntülemesi yapılan kanser vakalarında farklı vücut bölgelerinde saptanan farklı boyutlu lezyonlarda TOF ve non-TOF rekonstrüksiyonunun in vitro ve in vivo şartlarda metabolik bir ölçüt olan SUVmaks'a olan etkisini incelemekti. Çalışmaya dahil edilen bütün hastaların PET/BT görüntülemeleri, Gazi Üniversitesi Nükleer Tıp Anabilim Dalında uygulanan standart PET/BT görüntüleme protokollerine göre yapılmıştır. Hastaların FDG PET/BT görüntüleri alımını takiben, farklı vücut alanlarından olmak üzere (meme-abdomen-baş boyun) TOF rekonstrüksiyon yazılımına sahip hibrid PET/MR cihazı (Signa PET/MR GE Healthcare) ile bölgesel görüntüleri alındı. Rekonstrüksiyon fazında TOF ve non-TOF algoritmaları ile iki farklı yaklaşım kullanılarak çizilen ilgi alanlarından metabolik indeks hesaplanarak (SUVmaks) bu değerler her üç inceleme alanında TOF ve non-TOF indeksler olarak birbiri ile karşılaştırıldı. FDG tutulumunun sayısal olarak değerlendirilmesinde lezyonlara ait SUVmaks değerleri kullanılmıştır. SUVmaks değerleri TOF ve non-TOF rekonstrüksiyonlu olarak, aynı hastada ve aynı lezyonda ayrı ayrı hesaplanmıştır. Veriler SPSS 22.0 programı ile analiz edildi. Lezyonların TOF rekonstrüksiyonlu ve rekonstrüksiyonsuz SUVmaks değerleri ile bu değerler arasında çıkan yüzde kazanç değerleri, tümör boyutları, hastaların beden kitle indeksleri arasında korelasyon analizleri yapıldı. Gruplar arasında yüzde kazançlara bakıldığında, en yüksek kazancın meme dokusuna yönelik olan görüntülerde elde edildiği görüldü. İkinci sırada abdomen hastaları yer aldı. Baş-boyun hastalarında ise kazanç düzeyinin diğer iki gruba göre belirgin düşük düzeyde olduğu hesaplandı. Meme dokusunda ortalama kazanç %39,9, abdomen hastalarında %21,0 ve baş-boyun hastalarında %7 olarak hesaplanmış olup, gruplar arasındaki bu farklılık istatistiksel olarak da anlamlıdır (p: 0,001). Fantom çalışmalarında ise küçük lezyonların SUV kazanç oranının büyük lezyonlara göre TOF rekonstrüksiyonu sonrası belirgin yüksek olduğu görüldü. Söz konusu durumlar hem hasta çekimlerinde hem de fantom çalışmalarında geçerlidir. Ayrıca kazanç değerleri ile BKİ değerleri arasında ilişki incelendiğinde, BKİ değeri arttıkça kazanç oranlarının da arttığı dikkati çekmiştir. Lezyon kontrastı ele alındığında, SUVmaks değerleri ile kazanç oranları arasında negatif güçlü bir ilişki olduğu gözlendi. Bu bulgular, TOF rekonstrüksiyon özelliği olan yeni nesil bir PET/MR cihazı ile elde edilen ilk simultane sonuçlardır ve literatürde bildirilen TOF kapasitesine sahip PET/BT cihazlarıyla elde edilen sonuçlara benzer niteliktedir. Her iki hibrid cihaz tarafından kullanılan farklı atenüasyon düzeltme algoritmaları, bireysel olarak veri karşılaştırılmasını zorlaştırmakla birlikte, sonuçlar birbirlerini desteklemektedir. Buna göre TOF rekonstrüksiyonuna sahip yeni nesil hibrid sistemler söz konusu olduğunda, klinisyenler hasta görüntülemede bu faktörleri dikkate almalı ve çok merkezli çalışmalarda eşzamanlı hasta ve fantom verileri ile daha fazla olguda detaylı araştırmaların yapılması gerekmektedir.