TEMPOROMANDİBULAR EKLEM DİSFONKSIYONU OLAN HASTALARDAKİ KLİNİK VE RADYOLOJİK BULGULARIN DEĞERLENDİRİLMESİ


Tezin Türü: Diş Hekimliğinde Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Klinik Bilimler, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: UMUT PAMUKÇU

Danışman: İLKAY PEKER

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Temporal kemik ile mandibula arasında temporomandibular eklem (TME) olarak bilinen sofistike bir eklem sistemi vardır. Temporomandibular eklem disfonksiyonu (TMED), çiğneme kaslarını etkileyen, fonksiyonda yetersizliğe ve ağrıya neden olan ve orofasiyal bölgeyi etkileyen diş kaynaklı olmayan, en yaygın patolojilerden biridir. TMED, klinik olarak; TME'de ağrı, ses, kısıtlı ağız açıklığı, ağızın açılıp kapanmasında deviasyon veya defleksiyon, çevresel kaslarda hassasiyet ve ağrı, baş ağrısı, kulak ağrısı ve maloklüzyon gibi semptom ve bulgulara neden olur. TMED sıklıkla, TME'de 1) kondil başında veya artiküler eminenste düzleşme, 2) kondil veya glenoid fossada erozyon, 3) kondil veya glenoid fossada skleroz, 4) kondil üzerindeki marjinal kemik çıkıntıları olarak tanımlanan osteofitlerin oluşumu, 5) subkortikal kist ve eklem boşluğunun azalması gibi dejeneratif kemik değişiklikleriyle ilişkilidir. Konik-ışınlı bilgisayarlı tomografi (KIBT) maksillofasiyal bölgedeki kemik yapıları her üç düzlemde gözlemlemek için ideal bir görüntüleme sistemidir. Bu çalışmanın birincil amacı, TMED şikayetiyle başvuran bireylerin Helkimo Disfonksiyon İndeksi (Helkimo Di) ile belirlenen klinik semptom ve bulgularının, radyografik olarak KIBT'de izlenen kemik değişiklikleri ile ilişkisini değerlendirmektir. İkincil amacı ise, TMED hastalarının radyografik bulgularını, TME ile ilgili herhangi bir klinik semptom ve bulgusu olmayan hastaların radyografik bulgularıyla karşılaştırmaktır. Çalışmaya, klinik olarak TMED teşhisi konulan, KIBT incelemesi gereken 34 hasta (çalışma grubu) ile, başka dental nedenlerle kliniğimize başvurmuş ve KIBT görüntüleri elde edilmiş, klinik olarak TMED bulgu ve semptomu olmayan 34 hasta (kontrol grubu) dahil edildi. Radyografik olarak ise KIBT ile TME bölgesindeki kemik değişiklikleri incelendi. Eklem boşlukları, artiküler eminens yüksekliği ve artiküler eminens eğimi ile ilgili doğrusal ve açısal ölçümler yapıldı. Çalışma grubundaki hastalarda TME bölgesinde ortalama kemik değişikliği sayısının (4,29), kontrol grubundan (3,66) istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek olduğu belirlendi (p 0,05). Çalışmanın sonuçları, TMED şikayetiyle başvuran bireylerin Helkimo Di ile belirlenen klinik semptom ve bulgularının, kemik değişiklikleri, yapılan doğrusal ve açısal ölçümler ile ilişkili olmadığını gösterdi.