Hidroksiapatit denetimli fluorid salımının tükürük-üre fluorid konsantrasyonu ve demineralize mineye etkisinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, PEDODONTİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2001

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BANU YEL ALTINOVA

Danışman: ALEV ALAÇAM

Özet:

164 ÖZET Bu çalışmada, taşıyıcı sistem olarak, hidroksiapatit kullanılarak yeni bir kontrollü fluorid salım sistemi geliştirilmiştir. Çalışmanın, in vitro bölümünde, değişik oranlarda hidroksiapatit ve eudragit içeren 5 farklı formülasyon hazırlanmış, ancak formülasyonlardaki 18 mg'lık NaF miktarı sabit tutulmuştur. Yapılan ön çalışmalar sonucunda salım hızı, hedeflenen 0.2 mgF/gün salım oranına en yakın olarak tespit edilen beşinci formülasyon, in vivo çalışmalarda kullanılmak üzere seçilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde, seçilen tabletin toksisitesi, in vivo olarak değerlendirilmiş, 6 gönüllü deneğe fluorid salan tablet yutturulması ve takiben 2 saat boyunca belirli zaman aralıklarında, deneklerden kan örnekleri alınması sonucunda, en yüksek serum fluorid değeri, 30. dakikada 0.09 mg/L olarak tespit edilmiştir. Fluorid salan matris tabletlerin in vivo değerlendirilmeleri, 24 gönüllü erişkin birey üzerinde yürütülmüştür. Gönüllülerin üst birinci molar dişlerinin bukkal yüzüne, seçilen tablet yapıştırılmıştır. 1 ay boyunca, sabah ve akşam olmak üzere günde iki kere tükürük ve üre örnekleri toplanmıştır. Örneklerin fluorid iyon tayini, direkt potansiyometri ve mikrodifüzyon yöntemleri kullanılarak karşılaştırmalı olarak yapılmıştır. Mikrodifüzyon yöntemi ile elde edilen tükürük ve üre fluorid konsantrasyonlarının, direkt potansiyometri yöntemi ile elde edilenlerden istatistiksel olarak belirgin bir şekilde yüksek olduğu bulunmuştur (p<0.03). Her iki yöntemde de, tükürük fluorid değerleri sabah örneklerinde daha yüksek görülürken, üre fluorid değerleri akşam örneklerinde daha yüksek görülmüştür.165 Yapılan klinik değerlendirmelerde, 24 gönüllünün 4'ünde (% 16.6), yanak mukozasında irritasyon görülmüştür, çalışmaya 20 bireyle devam edilmiştir. 20 gönüllünün 2'sinde (% 10) hafif bir irritasyon oluşmuştur. Gönüllülerin, sadece 9'unda (% 45) tablet, hiç düşmeden 1 ay boyunca ağızda kalmıştır. Çalışmanın son bölümünde, seçilen tabletin demineralize mineye olan etkilerinin değerlendirilmesi amacıyla, 20 gönüllü deneğe, sığır dişi mine kesitlerinin çift taraflı olarak gömüldüğü Hawley apareyi 29 gün boyunca kullandırılmıştır. Hawley apareyine gömülen mine örneklerinin birisinde, 3 farklı lezyon derinliğinde fluorid alımı değerlendirilirken, diğerinde mikrosertlik ölçümleri yapılmıştır. Dişlerin kendi yarıları kontrol grubu olarak kullanılmıştır. Elde edilen bulgular, mine örnekleri fluorid düzeylerinin 3 lezyon derinliğinde de, kontrol grubuna göre, belirgin olarak arttığını göstermiştir. Knoop ucu sertlik değerlerinin analizi sonucunda, demineralize mine örneklerinin kontrol ve deney grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur (p<0.05). Çalışmadan elde edilen sonuçlar, hidroksiapatit denetimli fluorid salan matris tabletin, tükürük fluorid düzeyini, minenin fluorid alımını ve mikrosertliğini arttırdığını göstermiştir. Ayrıca, biyolojik örneklerdeki fluorid konsantrasyonlarının tespit edilmesinde, mikrodifüzyon yönteminin kullanılmasının daha sağlıklı ve güvenilir sonuçlar verdiği de bu çalışmayla bir kez daha ortaya konmuştur.