Diyabet hastalarında bitki, bitkisel ürün kullanımının değerlendirilmesi


Tezin Türü: Eczacılıkta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Eczacılık Fakültesi, Eczacılık Meslek Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: METHİYE MANCAK KARAKUŞ

Danışman: UFUK KOCA ÇALIŞKAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Diyabet hastalarında bitki, bitkisel ürün kullanımının değerlendirilmesi amacıyla gerçekleştirilen bu tez çalışmasında, diyabet hastalarının hastalıklarının tedavisi için kullandığı bitki ve bitkisel ürünler bir anket çalışması ile belirlenmiştir. Literatür tabanlı ve tarafımızca hazırlanan anket, etik kurul onayı alınarak Gazi Üniversitesi Hastanesi Endokrinoloji Bölümü'nde gerçekleştirilmiştir. Anket verileri analiz edildiğinde, diyabetik hastaların tedavide en çok tarçın (%29,3) ve zeytin yaprağı (%21,7) kullandığı, bu bitkileri genellikle aktarlardan (%51,7) temin ettiği tespit edilmiştir. Bu verilerden yola çıkarak, tarçın (Cinnamomum cassia, C. burmannii, C. loureiroi ve C. verum) kabuğu ve zeytin (Olea europea) yaprağının doğadan toplanan, aktar, market ve eczaneden temin edilen örneklerinin farmakognozik analizleri (makroskobik ve mikroskobik analiz, ince tabaka kromatografisi, toplam kül miktar tayini, kurutmada kayıp), yüksek basınçlı sıvı kromatografisi analizleri ve diyabetle ilişkili enzimler (α-amilaz, α-glukozidaz ve aldoz redüktaz) üzerindeki inhibisyon aktivite tayinleri yapılmıştır. Çalışma bulguları, farklı tarçın türlerinin sulu ve etanollü ekstrelerinin 7,73-333,691 mg/g trans-sinnamaldehit ve 43,735 mg/g'a kadar kumarin, zeytin yaprağı örneklerinden hazırlanan sulu ve etanollü ekstrelerinin ise 190,31-374,295 mg/g oleuropein içerdiğini göstermiştir. Aktarlardan hazır formda satın alınan tarçın örneklerinde trans-sinnamaldehit ve kumarin miktarı tespit edilemezken, aktardan hazır formda alınan zeytin yaprağı ekstresinin oleuropein miktarının diğer zeytin yaprağı ekstrelerinden çok daha düşük olduğu (50,952 mg/g) tespit edilmiştir. C. cassia, C. burmannii ve C. loureiroi örneklerinin dekoksiyonu ve etanollü ekstrelerinin Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi verilerine göre sağlık riski oluşturacak miktarlarda yüksek kumarin içerdiği belirlenmiştir. Farklı tarçın türleri ile gerçekleştirilen analizler hem gıda hem de tedavi amaçlı kullanılacak tarçın seçiminde türün hayati önem taşıdığını göstermiştir. Enzim inhibisyonu aktivite tayini analizleri değerlendirildiğinde, tüm tarçın ve zeytin yaprağı örneklerinin α-amilaz, α-glukozidaz ve aldoz redüktaz enzimleri üzerinde inhibe edici etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Aktarlardan temin edilen hazır formda sunulan örnekler (ekstre, kapsül veya poşet çay şeklinde) diyabet enzimleri üzerinde in vitro etkiler göstermiş olsa da bu örneklerin içerikleri ile ilgili problemler olduğu belirlenmiştir. Bu tez çalışmasında elde edilen veriler, aktarlarda satılan ürünlerin titizlikle denetlenmesinin önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Eczaneden temin edilen takviye edici gıdaların in vitro aktivitelerinin olduğunun belirlenmesi ve içerik problemlerinin olmaması eczacıların ürün seçimi konusunda daha seçici olduğu ve eczanelerde satılan bu ürünlerin daha güvenilir olduğunu düşündürmüştür.