Antirezorptif ilaç kullanımı sonucu gelişen çene osteonekrozunun retrospektif olarak değerlendirilmesi
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Klinik Bilimler, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MEHMET ALTAY SEVİMAY
Danışman: SEDAT ÇETİNER
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Antirezorptif ilaçlar, osteoklastik aktiviteyi baskılayarak kemik rezorpsiyonunu azaltan ve osteoporoz, metastatik kemik hastalıkları ile multipl miyelom gibi sistemik durumların tedavisinde yaygın olarak kullanılan farmakolojik ajanlardır. Ancak bu ilaçların uzun süreli kullanımı, özellikle intravenöz formlarında, çene kemiklerinde ilaçla ilişkili osteonekroz (MRONJ) gelişimiyle sonuçlanabilmektedir. MRONJ'un erken dönemde tanınması, uygun tedavi planlaması ve prognozun öngörülmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı, antirezorptif ilaç kullanımına bağlı gelişen çene osteonekrozu olgularının panoramik radyografiler temelinde retrospektif olarak değerlendirilmesidir. Çalışmaya antirezorptif ilaç kullanımı öyküsü bulunan hastalar dâhil edilmiştir. Her hastanın tedavi öncesi ve tedavi sonrası 6. ay kontrol dijital panoramik radyografileri karşılaştırılarak; lamina dura kalınlaşması, trabeküler kemik yapısındaki değişiklikler, osteoskleroz, kansellöz kemik yoğunluğu, sekestr oluşumu ve periosteal reaksiyon gibi radyografik bulgular analiz edilmiştir. Ayrıca hastaların yaş, cinsiyet, ilaç türü, kullanım süresi, uygulama yolu ve sistemik risk faktörleri (sigara, diyabet, hipertansiyon) ile bu radyografik değişiklikler arasındaki ilişkiler istatistiksel olarak incelenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, antirezorptif ilaç kullanan hastalarda radyografik olarak lamina dura kalınlaşması ve trabeküler kemik yoğunluğunda artış en sık gözlenen bulgular olmuştur. Sekestr oluşumu ve osteoskleroz bulguları ise çoğunlukla ileri evre olgularda saptanmıştır. İlaç kullanım süresinin uzamasıyla birlikte radyografik bulguların şiddetinde artış gözlenmiştir. Sonuç olarak, panoramik radyografiler MRONJ'un erken evrelerinin tanısında ve tedavi sürecinin takibinde önemli bilgiler sunmaktadır. Ancak radyografik bulguların klinik verilerle birlikte değerlendirilmesi, erken tanı ve uygun yönetim açısından kritik öneme sahiptir.