YİRMİBEŞ KARAOĞUZ M. (Yürütücü), ERGÜN M. A., BAHAP Y., BABAZADE A., MULAYIM M. F., KAYHAN G.
Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje, BAP Diğer, 2025 - Devam Ediyor
|
Genetik hastalıklar
içinde büyük heterojen bir grup olan monogenik hastalıklar, yaklaşık
10.000 civarında hastalığı içermektedir ve tüm dünyada 300 milyondan fazla
bireyi etkileyen önemli bir halk sağlığı sorununudur. Son on yılda, genomik
verileri saptamak ve analiz etmek için yeni nesil dizileme (Next Generation Sequencing: NGS)
teknolojilerinin ve biyoenformatik araçların geliştirilmesi ile genetik
hastalıkların tanı, takibi ve tedavisi üzerine çalışmalar hızla
gelişmektedir. Bu gelişme, hedefe yönelik panel testlerinin ve daha geniş
ölçekli bir analiz olan tüm ekzom dizilemenin (Whole Exome Sequencing; WES)
yaygın uygulama alanına girmesini sağlamıştır. Ancak, hızla ilerleyen NGS
teknolojileri ve yaygın WES uygulamalarına rağmen genetik hastalıkların yaklaşık
%25 ile %50’sine tanı konabilmektedir. Uygulanan WES yöntemi ile genomun
sadece kodlanan bölgeleri (ekzonik bölgeleri ve ekzon-intron kavşakları)
dizilenmekte olup, kodlanmayan bölgeleri (promoter, enhancer, intronik ve
intergenik) dizilenmemektedir. Uzun okumalı genom dizileme (long read genome sequencing; lrGS)
yöntemi ise, tek bir
moleküler test ile genomun tamamının dizilenmesine ve yukarıda ifade edilen
genomun tüm bölgelerindeki varyantların kapsamlı değerlendirilmesine olanak
tanımaktadır. Bu çalışmada, monogenik
hastalık düşünülen, panel testleri ve tüm ekzom dizileme yöntemi ile hastalık
yapıcı varyant tespit edilememiş olan 30 hastada (çoğunluğu pediatrik nörogelişimsel bozuklukları olan hastalarda), uzun okumalı genom dizileme (lrGS) metodu
kullanılarak genetik etiyolojinin araştırılması hedeflenmektedir. Böylece,
tanısı belirlenememiş hastalarda genetik etiyolojinin saptanması, altta yatan
moleküler hastalık mekanizmalarının aydınlatılması ve yeni gen-hastalık
korelasyonlarının ortaya konması hedeflenmektedir. Ayrıca bu çalışma ile,
tanı konulacak hastaların takibi, olası komplikasyonlarının önceden
belirlenebilmesi ve olası töropatik müdahalelerin önünün açılması da mümkün
olabilecektir. |