YAŞAM ÇEVRELERİNİN SAĞLIK GÖSTERGELERİ VE YAŞAM KALİTESİ İLE İLİŞKİSİ: SAĞLIKLI KENTLER İÇİN TOPLUM KATILIMLI BİR MODEL


Özüduru B. H. (Yürütücü)

TÜBİTAK Projesi, 2019 - 2022

  • Proje Türü: TÜBİTAK Projesi
  • Başlama Tarihi: Aralık 2019
  • Bitiş Tarihi: Haziran 2022

Proje Özeti

Kentlerin en temel varlık sebeplerinden biri, barındırdığı farklı fiziksel özelliklerdeki yaşam çevreleridir. Bu yaşam çevreleri doğaları gereği karmaşık ve çok boyutludurlar; farklı süreçler sonucunda oluşmuşlardır. Yaşam çevrelerinin mekansal özellikleri ile yaşayanların sağlık ve refah seviyeleri arasında önemli bir ilişki bulunmaktadır. Yüksek kaliteli, sağlıklı ve hareketli yaşamı destekleyen, yaşanabilir olarak nitelendirilebilen yaşam çevrelerinin elde edilmesi ancak bu çevrelerin yapıtaşlarının iyi analiz edilebilmesi ve sosyo-ekonomik özellikler ile fiziksel çevre arasındaki ilişkilerin açıklanması ile sağlanabilir.

Bu projenin ana hipotezi, yaşam çevrelerinin fiziksel yapıtaşlarını oluşturan elemanların, örneğin arazi kullanımının niteliği ve çeşitli kentsel servislerin yer seçimlerinin, yaşam çevrelerinin yoğunluğunun, yol ağlarının morfolojik ve topolojik özelliklerinin, kentsel kaynak ve hizmetlerin mekansal dağılımının kişilerin fiziksel aktivite ve sosyal etkileşim seviyelerine, aktif yaşam ile ilişkili olarak beden kitle indekslerine, ruh sağlıklarına ve refah seviyelerine önemli etkisi  olduğudur. Bu proje ile yaşam çevrelerinin fiziksel özelliklerinin (yol ağı morfolojisinden elde edilen indeksler (morphometrics), arazi kullanım çeşitliliği ve yoğunluğu, nüfus yoğunluğu, yaşayanların çeşitli sosyo-ekonomik özellikleri) ve bu özellikleri kullanarak farklı ölçeklerdeki kentsel sağlık göstergelerinin (fiziksel aktivite, obezite ve bulaşıcı olmayan kronik hastalıklar (kalp hastalıkları, hipertansiyon, diyabet, depresyon) incelenmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca, sağlıklı, yaşam memnuniyeti ve kalitesi yüksek kent vizyonu ile Türkiye’de de hızla artan kanıta dayalı (evidence-based) çalışmalara bir örnek olarak toplum katılımlı bir model çerçevesinde yaşam çevreleri ile yerleşme içi ilişkiler de incelenecektir.