Deneysel otistik fare modelinde, transauriküler nervus vagus stimulasyonunun sinir sistemi gelişimi ve morfolojisi, biyokimyasal belirteçler ile davranış üzerine olan etkilerinin incelenmesi


Bahçelioğlu M. (Yürütücü) , Ömeroğlu S. , Bukan N. , Akarca Dizakar S. Ö. , Gözil R., Alim E. , et al.

Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje, 2020 - 2022

  • Proje Türü: Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje
  • Başlama Tarihi: Eylül 2020
  • Bitiş Tarihi: Eylül 2022

Proje Özeti

Otizm spektrum bozuklukları (ASD), günümüzde bilinen sosyal etkileşim ve davranış bozukluklarıyla karakterizedir. ASD araştırmalarında yaygın olarak kullanılan hayvan modelleri ASD’nin moleküler, hücresel ve davranışsal özelliklerine odaklanmaktır. Bu bozuklukların görüşme sıklığı oldukça artmış olup her 40 çocuktan 1’inde ASD teşhisi konulmaktadır. Bu artışın, sadece teşhis yöntemlerinin iyileşmesi ile açıklanamamaktadır. Otizmin etyolojisinde kimyasallar, viral enfeksiyonlar ve stres (hamilelik ve erken gelişme döneminde) gibi çevresel ve genetik faktörlerin karmaşık bir etkileşiminin rol oynadığı düşünülmektedir. ASD için henüz spesifik bir tedavi bulunmamakla birlikte belirtilerini pozitif yönde azalmasına neden olan girişimsel çalışmalar mevcuttur. Bunlardan biri “vagal sinir stimulasyon”udur. Vagus siniri, bilateral olarak beyin sapında başlayan ve boyun, toraks ve karın içinde yaygın olarak kıvrılarak ve döngüler yapan 10. kranial sinirdir. Beyin ve tüm gastrointestinal sistem, kalp, aort, akciğerler, karaciğer, pankreas ve dalak gibi vücut yapıları arasında karşılıklı bir bağlantı kurar. Vagus siniri periferdeki spesifik sensörleri ve efektörleri merkezi sinir sistemine bağlar. Vagus siniri aracılığıyla gerçekleşen bağlantılar, daha yüksek beyin bölgeleri olarak hipotalamusa ve kortekse doğru projeksiyonları içerir, böylece vagus sinirinin subkortikal ve kortikal beyin alanlarına modüler olarak erişmesine izin verir.  Dolayısıyla vagus sinirinde üretilen sinyaller çok çeşitli temel beyin fonksiyonlarını etkileme ve tüm organizmayı koruma açısından büyük öneme sahiptir. Dış kulak (auricula externa), vagus sinirinin periferik dalını gönderdiği vücuttaki tek yerdir. Aslında, auriküler dalı afferent auriküler (aVN) olarak yüzey oluşturur ve böylece kulağın kepçesinde kutanöz bir alıcı alan oluşturur. Bu alan periferik sinir stimülasyonu açısından dış uyaranlara duyarlıdır. Kulaktan vagus sinir stimülasyonu, periferik, farmakolojik olmayan ve minimal invaziv bir nöromodülasyon tekniğidir. Merkezi sinir sisteminde refleks devrelerini aktive eder, farklı terapötik amaçlar için beyin plastisitesini kullanır ve böylece beynin çok farklı alanlarını etkiler. Çalışmamızda deneysel yöntemlerle otizm modeli geliştirilen yavru farelerde çeşitli sinir sistemi bölümlerinde oluşan değişiklikler ve bu değişiklikler üzerine vagus sinir stimülasyonunun etkileri ortaya konacak. Bu şekilde halen invaziv yöntemlerle vagal sinir stimülasyonu yapılan ASD’li bireylerde uygulanabilecek non-invaziv yöntemlerin sinir sistemi üzerindeki olası etkileri araştırılacaktır.