KEMİK MİNERAL YOĞUNLUĞUNUN VÜCUDUN ENERJİ HARCAMASI ÜZERİNE ETKİSİ


Creative Commons License

Tek N., Tilekli M.

4th INTERNATIONAL CONGRESS ON MEDICAL SCIENCES AND MULTIDISCIPLINARY APPROACHES, İstanbul, Türkiye, 26 - 28 Mart 2022, cilt.1, ss.665-672

  • Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
  • Cilt numarası: 1
  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.665-672
  • Gazi Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Öz: Kemik, sürekli olarak yapılanma (modeling) ve yeniden yapılanma (remodeling) döngüsü içindedir. Kemik oluşumu intraüterin hayatta başlar ve iskeletin olgunlaşma süreci tamamlanıncaya kadar devam eder. Kemik yapım ve yıkım süreci çeşitli hormon, büyüme faktörü, sitokin, mineral ve vitaminlerin kontrolü altındadır. Steroid hormonlar, kalsitonin, D vitamini, kemik morfogenetik faktörler osteoblast proliferasyon ve farklılaşmasını uyardıkları için kemik yapımını uyarır. Ancak leptin hormonu, düşük kan kalsiyum seviyesi, düşük paratiroid hormon (PTH) seviyesi, sklerostin, hareketsizlik ve yaşlanma ise kemik yıkımını stimüle eder. Kemik dokusunun enerji harcaması veya enerji için kullandığı yolaklar hücrelerin oksijenlenme seviyelerine göre farklılık göstermektedir. Kemiğin iç bölgelerinde yoğunlaşan hücreler hipoksik ortamda bulunduklarından oksijensiz olarak ta enerji üretme yeteneğine sahipken, kemiğin kılcallarla daha yoğun bölgelerinde oksijen kullanarak enerji üretmektedirler. Fiziksel aktiviteyle birlikte obezite diyabet gibi metabolik hastalıklarda kemik mineral yoğunluğu doğrudan etkilenmektedir. KMY nin endokrin görevi sayesinde bu metabolik hastalıkların seyrine de etki ettiği gösterilmiştir. KMY üzerine etki eden etmenlerden en önemlisi de beslenmedir. Yaşlanmayla birlikte özellikle kadınlarda menapoz dönemiyle artan kemik mineral yoğunluğunun azalması hızlanmaktadır. Obezitenin azaltılması ve önlenmesi noktasında enerji harcamasının arttırılmasına yönelik girişimlere kemik mineral yoğunluğunun arttırılması katkı sağlayabilir. Fiziksel aktivitenin yanı sıra beslenme bu konuda kilit rol oynamaktadır. Ulusal ve küresel çapta beslenme alışkanlıklarının olumsuz yönde değiştiği ve hareketsizliğin arttığı bu dönemde bu konu daha önemli bir hale gelmiştir. Bu alanda daha kapsamlı ve daha ayrıntılı girişimsel çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Kemik Mineral Yoğunluğu, Enerji Harcaması, Bazal Metabolizma Hız, Osteoporoz, Obezite, Beslenme