Kimyasal Yöntemlerle Atık Sulardan Ağır Metal Giderimi


Çınar Acar B. , Acar M. B.

Gazi Üniversitesi Fen Fakültesi Dergisi, vol.3, no.1, pp.1-13, 2022 (National Refreed University Journal)

  • Publication Type: Article / Review
  • Volume: 3 Issue: 1
  • Publication Date: 2022
  • Title of Journal : Gazi Üniversitesi Fen Fakültesi Dergisi
  • Page Numbers: pp.1-13

Abstract

With the development of industry and human activities, the presence of heavy metals, which are released into the environment uncontrollably, in wastewater is increasing. For this reason, wastewater containing heavy metals is seen as an important source of danger for all living things. Besides causing serious environmental problems, heavy metal accumulation is becoming one of the factors that pose a significant threat to food safety, human health and the ecosystem. Heavy metals taken into the body through water and nutrients have the potential to damage and change all life activities by accumulating in living things. Since heavy metals are not biodegradable and are toxic and/or carcinogenic, their presence in concentrations above the permissible limit values causes critical health problems for the ecosystem. The toxic effects of these pollutants are different from according to both the properties of the metal, the dose taken and the form of exposure. Contamination occurs when heavy metals released into the air are either inhaled as aerosols or dust from the air or transferred to living things through plants and food chain. Mixing of industrial wastewater with drinking water is one of the most dangerous ways of contamination. Various chemical methods are applied to eliminate the pollution observed in air, water and soil resources as a result of the unconscious and uncontrolled release of industrial, agricultural or domestic wastes to the environment. Chemical precipitation, ion exchange, membrane separation, adsorption, filtration are among the most commonly used methods

Sanayi ve insan faaliyetlerinin gelişimiyle birlikte çevreye kontrolsüzce salınan ağır metallerin atık sularda varlığının gözlenmesi giderek artmaktadır. Bu nedenle ağır metal içeren atık sular tüm canlılar için önemli tehlike kaynağı olarak görülmektedir. Ağır metal birikimi ciddi çevre sorunlarına neden olmanın yanı sıra gıda güvenliği, insan sağlığı ve ekosistem için önemli ölçüde tehdit oluşturan unsurlardan biri hâline gelmektedir. Su ve besinler yoluyla vücuda alınan ağır metaller, canlılarda birikime uğrayarak tüm yaşam aktivitelerine zarar verebilme ve değiştirebilme potansiyeline sahiptir. Ağır metaller biyolojik olarak parçalanamadıklarından ve toksik ve/veya kanserojen özellikte olduklarından dolayı izin verilen limit değerlerin üzerindeki derişimlerde bulunması, ekosistem için kritik sağılık sorunlarına neden olmaktadır. Bu kirleticilerin toksik etkileri hem metalin özelliğine, hem de alınan doz ve maruz kalma şekline göre farklılık göstermektedir. Havaya salınan ağır metallerin, ya havadan aerosol, toz halinde solunmasıyla ya da bitkiler ve besin zinciri yoluyla canlılara aktarılmasıyla kontaminasyon gerçekleşmektedir. Endüstriyel atık suların içme sularına karışması da en tehlikeli bulaşma yollarından birisidir. Endüstriyel, tarımsal ya da evsel atıkların bilinçsizce ve kontrolsüzce çevreye salınması sonucu hava, su ve toprak kaynaklarında gözlenen kirliliğin giderilmesi için çeşitli kimyasal yöntemler uygulanmaktadır. Kimyasal çöktürme, iyon değişimi, membran ayırımı, adsorpsiyon, filtrasyon en yaygın kullanılan yöntemler arasındadır.