Tez Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, Türkiyat Araştırma A.B.D., Türkiye
Tez Danışmanı: Prof. Dr. Mustafa Durmuş
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Özet:
Disiplinler arası çalışmalar, farklı alanlara ait bilgilerin bütünleşmesi
ve bilimsel zenginlik açısından oldukça önemlidir. Yabancılara Türkçe öğretimi
sahasında da farklı disiplinlerin ortaklığı ile yürütülen çalışmalar alana yeni
bakış açıları kazandıracaktır. Uluslararası
öğrenci hareketliliği her geçen yıl artmaktadır ve bu hareketlilik önemli bir
kültürel etkileşim alanı oluşturmaktadır. Bu etkileşimin en yoğun gerçekleştiği
mekânlar da dil öğretim sınıflarıdır. Yabancılara Türkçe öğretimi sahasında
kültürlerin karşılaşma alanları olan dil öğretim sınıflarındaki kültürlerarası
iletişim ve etkileşim, üzerinde önemle durulması gereken hususlardan biri
olarak karşımızda durmaktadır.
Dil, iletişim kurmanın yanında kültürel kodları taşır ve aktarır. Dil
öğretiminin temel dil becerilerini geliştirmenin yanında kültürlerarasılığı
sağlayan bir işlevi de vardır. Dil
öğrenicilerinin gerek bireysel gerekse ulusal kültürel kodları, doğal olarak
çok kültürlü bir ortamı meydana getirmektedir. Bu çok kültürlülüğü oluşturan
ırk, milliyet, cinsiyet, dil, din gibi pek çok toplumsal yapı; aynı zamanda
bireylerin toplumsal yaşam içinde kimliklerinin oluşmasını sağlayan gruplar ve
aidiyetlerdir. Bu kimlikler, farklılıkları da beraberinde getirmekte ve zaman
zaman kültürel çatışmalara da zemin hazırlayabilmektedir. Günümüzde ırksal
temelli ayrımcılıklar ile ilgili düşüş olduğu ve aynı zamanda konu hakkında
artan farkındalıklar görülse de ayrımcı, cinsiyetçi ve ötekileştirici
davranışların kaybolmadığı; sadece şekil değiştirdiği de gözlemlenmektedir.
Mikro saldırganlık olarak adlandırılan bu ayrımcı ve ötekileştirici davranışlar
sınıf içi iletişimi engelleyerek dil öğrenimi ve öğretiminin önündeki en büyük
bariyerlerden biri olabilmektedir.
Bu çalışma, sınıf içi iletişim bağlamında öğrenici-öğretici veya
öğrenici-öğrenici arasında görülmüş veya görülebilecek mikro saldırgan
davranışlar ve bunların dil öğrenme sürecine etkilerini tartışmaktadır.
Öncelikle “mikro saldırganlık” olgusunu tanımlayabilmek amacıyla alan yazın
incelemesi yapılmış ve mikro saldırganlığın göstergesi olabilecek davranışlar
belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışma, karma yöntem araştırma tekniğine uygun
olarak desenlenmiştir.
Çalışmanın sonucunda; oryantasyon programları ile öğrenicilerin
kültürel adaptasyon sürecinin hızlandırılması, dil öğretim merkezlerinde
rehberlik servislerinin kurulması, öğreticilerin eğitimi ve farkındalıklarının
artırılması konusunda yeni düzenlemeler yapılması, aracılık kavramının uygulamaya
geçirilmesinin yanında dil öğretim materyalleri ile öğretimde kullanılan sosyal
medya uygulamalarının da mikro saldırgan unsurlar içermemesi gerektiği tespit
edilmiştir.