İzole perfüze tavşan böbreğinde histamin yanıtlarına katalaz ve allopurinol’ün etkisi


Doç. Dr. ERGİN DİLEKÖZ

Tez Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Farmakoloji (Dr), Türkiye

Tez Danışmanı: Sevim Ercan

Tezin Onay Tarihi: 2005

Tezin Dili: Türkçe

Desteklendiği Program: Diğer

Özet:

İzole Perfüze Tavşan Böbreğinde Histamin Yanıtlarına Katalaz ve Allopurinol’un Etkisi.

Ergin DİLEKÖZ

Prof. Dr. Z.Sevim ERCAN

Farmakoloji AbD.

2005

Doktora Tezi

 

 

Bir otakoid olan histaminin çeşitli dokularda iki fazlı bir kasılma deseni oluşturduğu, hücre içi kalsiyum düzeyini de iki fazlı bir biçimde değiştirebildiği ayrı çalışmalarda bildirilmektedir. İzole perfüze tavşan böbreğinde histamin cevaplarının niteliğini tanımlayan yayınlar olmakla beraber, bu preparatta histaminin bifazik cevaplar oluşturduğunu bildiren bir çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışmada, histamin, izole perfüze tavşan böbreğinde, uygulama yoluna bağlı olarak bifazik cevaplar oluşturmuştur. Bulgularımız bu cevapların 1. fazının kaynağının hücre dışı kalsiyumun hücre içine hareketi, 2. fazının kaynağının ise hücre içi depolardan kalsiyum salıverilmesi olduğu düşündürmüştür. Kalsiyumsuz ortamda 1. ve 2. faz cevaplar tekrarlayan histamin uygulamalarıyla taban seviyelerine yakın değerlere kadar azalmış, bu azalma 1. faz cevaplarda göreceli olarak daha hızlı ortaya çıkarken kalsiyumsuz ortamda alınan ilk histamin yanıtlarında 2. faz cevaplar kontrol değerlerinin yaklaşık iki katı ve anlamlı bir artış göstermiştir. Hidrojen peroksit, histamin ile elde edilen cevapların her iki fazında da artış meydana getirmiştir. L-tipi voltaj bağımlı kalsiyum kanal blokürü verapamil histamin cevaplarında azalmaya sebep olmuştur. Nitrik oksit sentez inhibitörü L-NAME, histamin yanıtlarını artırmıştır. Anti-oksidan özelliği olan katalaz histamin yanıtlarını artırmakla beraber, bu artış istatistik olarak anlamlı bulunmamıştır. Ksantin-ksantin oksidaz enziminin inhibitörü olan allopurinol, histamin cevaplarında bir değişiklik meydana getirmemiştir. Fenilefrin ile perfüzyon basıncının yükseltilmesi ve difenhidramin uygulamasıyla alınan histamine ait monofazik perfüzyon basıncı azalma yanıtları, katalaz varlığında değişmezken, hidrojen peroksit ile anlamlı biçimde azalmıştır. Böbreklere uygulanan hipoksi-reoksijenasyon işleminin histamin yanıtlarının 1. ve 2. fazlarında kontrollere göre sırasıyla yaklaşık % 100 ve % 200 oranlarında bir artış yaptığı ilk defa gösterilmiş, her iki fazda gözlenen bu artış, istatistik olarak anlamlı bulunmuştur.