MAG Yöntemiyle Birleştirilmiş S355JR Çeliğinde Farklı Soğutma Ortamlarının Sıcak Daldırma Galvaniz Kaplamaya Etkilerinin İncelenmesi
Tez Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Teknoloji Fakültesi, Metalurji ve Malzeme Mühendisliği, Türkiye
Tez Danışmanı: Süleyman Tekeli
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Özet:
Bu çalışma, S355JR yapı çeliğinden
(100 × 150 mm boyutlarında ve 5 mm kalınlıkta) üretilen numunelerin metal aktif
gaz (MAG) kaynak yöntemiyle birleştirilmesinin ardından farklı soğutma
ortamlarının sıcak daldırma galvaniz kaplama ve kaplama performansı üzerindeki
etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Kaynak işlemi sonrasında numuneler, -50
°C'de buzda 3 dakika (kaynak sonrası buz, KSB), 22 °C'de suda 10 dakika (kaynak
sonrası su, KSS), 22 °C'de havada tamamen soğuyana kadar (kaynak sonrası hava, KSH)
ve 150 °C'de fırında 20 dakika (kaynak sonrası fırın, KSF) olacak şekilde
farklı soğutma koşullarına tabi tutulmuş ve ardından oda sıcaklığında soğumaya
bırakılmıştır. Soğutma işlemlerini takiben numuneler, 450 °C sıcaklıktaki çinko
banyosunda 2 dakika tutularak sıcak daldırma galvaniz yöntemiyle kaplanmış,
kaplama özellikleri ise optik mikroskop ve taramalı elektron mikroskobu (SEM)
ile mikroyapı incelemeleri, enerji dağılımlı X-ışını spektroskopisi (EDS) ve
X-ışını difraksiyonu (XRD) analizleriyle detaylı bir şekilde
değerlendirilmiştir. Ayrıca kaplama kalınlıkları ölçülmüştür. Kaplama
performansının korozyon direnci açısından değerlendirilmesi amacıyla numunelere
ASTM B117 standardına uygun tuz sisi testi uygulanmış ve test sonrası yapısal
değişiklikler optik mikroskop, stereo mikroskop ve SEM kullanılarak yeniden
analiz edilmiştir. Bu kapsamda, yeni mikroyapı görüntüleri elde edilmiş,
kaplama kalınlıkları tekrar ölçülmüş, EDS analizleri yenilenmiş ve tekrar
değerlendirilmiştir. Elde edilen veriler, farklı soğutma ortamlarının galvaniz
kaplama özellikleri üzerindeki etkilerini karşılaştırmalı olarak inceleme
imkânı sunmuş; bu ortamların kaplama kalınlığı, mikroyapı ve korozyon direnci
üzerindeki etkilerini açıkça ortaya koymuştur. Sonuçlar, kaplama kalınlığı
değerinin en yüksek KSB numunesinde, en düşük ise KSF numunesinde olduğunu
göstermiştir. Ayrıca tuz sisi testi ve stereo mikroskop incelemeleri, korozyon
direncinin en iyi KSB numunesinde elde edildiğini ortaya koymuş ve bu çalışmada
en ideal kaplama performansının KSB numunesi ile sağlandığı tespit edilmiştir.