BENZİN İSTASYONU ÇALIŞANLARINDA GENOTOKSİK ETKİNİN ARAŞTIRILMASI


Dr. Öğr. Üyesi AYLİN ELKAMA

Tez Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Eczacılık Fakültesi, Eczacılık Meslek Bilimleri, Türkiye

Tez Danışmanı: Bensu Karahalil

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Desteklendiği Program: Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP)

Özet:

Benzin istasyonu çalışanları, benzin buharında bulunan benzen ve araç egzoz emisyonunda bulunan dizel partiküler madde, bazı polisiklik aromatik hidrokarbonlar (PAH’lar), nitro-PAH’lar, metaller ve aldehitler gibi pek çok genotoksik ve karsinojenik potansiyeli olan kimyasal maddeye maruz kalmaktadır. Benzin Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC) tarafından Grup 2B “insanlar için olası karsinojen” olarak sınıflandırılmıştır. Olası genotoksik ajanlara mesleki maruziyeti olan çalışanların genetik olarak izlenmesi, kanser gibi hastalıkların erken dönemde tespit edilmesine olanak tanır. Sunulan tez çalışması ile benzin istasyonu çalışanlarının genotoksisite riskinin çeşitli genotoksisite biyogöstergeleri ile araştırılması amaçlanmıştır. Genotoksik etki periferal kan lenfositlerinde Comet, kromozomal aberasyon ve sitokinezin durdurulduğu mikroçekirdek testleri ile ölçülmüştür. Comet testi sonucunda elde edilen verilere göre benzin istasyonu çalışanlarında (n=53) kontrol grubuna (n=61) kıyasla kuyruk uzunluğu (sırasıyla 55,47 µm ± 23,57 ve 23,91 µm ± 2,23; p<0,001), kuyruk yoğunluğu (sırasıyla %7,55 ± 2,54 ve %6,62 ± 1,29; p=0,023) ve kuyruk momenti (sırasıyla 2,04 ± 1 ve 1,14 ± 0,23; p<0,001) istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha yüksek bulunmuştur. Kromozomal aberasyon testi sonucunda elde edilen verilere göre, benzin istasyonu çalışanlarında (n=46) kontrol grubuna (n=59) kıyasla kromatid gap (sırasıyla %1,58 ± 1,12 ve %1 ± 0,9; p=0,002), kromozom gap (sırasıyla %0,14 ± 0,21 ve %0,03 ± 0,14; p<0,001) ve toplam aberasyon (sırasıyla %2,09 ± 1,4 ve %1,4 ± 1,19; p=0,002) sıklıkları istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha yüksek bulunmuştur. Benzin istasyonu çalışanlarında (n=47) kontrol grubuna (n=40) kıyasla istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha yüksek mikroçekirdek (sırasıyla ‰15,77 ± 10,34 ve ‰8,93 ± 4,81; p<0,001) ve nükleoplazmik köprü (sırasıyla ‰1,26 ± 1,55 ve ‰0,17 ± 0,43; p<0,001) sıklıkları da sitokinezin durdurulduğu mikroçekirdek testi sonucunda elde edilmiştir. Yaş, çalışma süresi ve sigara içme alışkanlığı gibi faktörlerin genotoksisite riski üzerinde herhangi bir anlamlı etkisi bulunmamıştır. Yaş, vücut kitle indeksi, çalışma süresi, sigara ve alkol tüketimi ve eşlik eden hastalıklardan bağımsız olarak benzin istasyonu çalışanlarında kontrol grubuna kıyasla sadece maruziyetin genotoksik hasarı artırdığı gösterilmiştir. Sonuç olarak, benzin ve çeşitli kimyasal maddelere kronik olarak maruz kalan benzin istasyonu çalışanlarının mesleki maruziyete bağlı genotoksisite riskinin arttığı söylenebilir.