Tez Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye
Tez Danışmanı: Prof. Dr. E. Semih Yalçın (Gazi Üniversitesi)
Tezin Onay Tarihi: 2001
Tezin Dili: Türkçe
Özet:
İtilaf Devletleri, Mondros Ateşkes Antlaşması
uyarınca Türk vatanını işgal etmişlerdir. Türk milleti de, bağımsızlığını
kazanmak ve işgal edilen topraklarını kurtarmak için Mustafa Kemal önderliğinde
Millî Mücadele’yi başlatmıştır. Dolayısıyla Ankara Hükümeti, Müttefikler ve
onların içerideki destekçileri ile askeri ve siyasi alanda mücadele etmiştir.
Ankara Hükümeti’nin diplomatik münasebetleri,
TBMM’nin açılmasından evvel Heyet-i Temsîliye döneminde başlatılan çalışmalarla
ve ortaya konulan Misak-ı Millî ilkeleriyle şekillenmiştir. Millî Mücadele
döneminde bu ilkelerden taviz verilmemiştir.
Ankara Hükümeti, uluslararası alanda ilk kez Londra
Konferansı sürecinde kendi çıkarları gereği Fransa ve İtalya’yı İngiltere ve
Yunanistan’dan önemli ölçüde ayırmaya çalışmıştır. Konferansta Misak-ı Millî,
dünya kamuoyuna duyurulmuştur. Yeni Türk Devleti, tavizsiz ve kararlı politika
ile başta Yunanistan olmak üzere, Müttefiklere karşı, konferansa davet
sürecinden itibaren, diplomatik bir zafer kazanılmıştır.
I. Dünya Savaşı sonrası Müttefiklerin, Sovyet
Rusya’ya karşı da mütecaviz siyaset uygulaması, Rusya ile yakınlaşmayı
doğurmuştur. Mustafa Kemal ile Lenin arasındaki mektup teatisi, dönemin ilk
diplomatik yazışması olarak karşımıza çıkmıştır. Bekir Sami ve Yusuf Kemal
heyetlerinin Moskova seyahatleri diyalog sürecini geliştirmiş ve 16 Mart
1921’de Moskova Antlaşması imzalanmıştır. Böylece Misak-ı Millî ilk kez büyük
bir devlete resmen kabul ettirilmiş ve Ankara Hükümeti, diplomasi sonucu ilk
büyük uluslararası başarısını kazanmıştır. Moskova Antlaşması, Rusya’nın
Anadolu üzerindeki ihtiraslarına set çekmiştir.
Londra Konferansı’nda Bekir Sami ile Briand arasında
başlayan diplomatik münasebet süreci devam etmiş, 20 Ekim 1921’de hükümetlerini
temsilen Yusuf Kemal ve Bouillon’un imzalarını taşıyan Ankara Antlaşması akd
edilmiştir. Bu antlaşma, bölgesel kazanç sağlamış, Türkiye’ye karşı faaliyet
gösteren müttefik kanadı parçalamıştır.
Ankara Hükümeti’nin diplomaside kazandığı başarılar,
İngiltere’ye de Ankara Hükümeti’yle uzlaşmaktan başka seçenek bırakmamıştır.
İngiltere, İnebolu Görüşmeleri’nde diyalog yolu aramıştır. Sonrasında Türkiye
Devleti’ni tanıyarak, masa başında hesaplaşma yoluna gitmiştir.
İtalya ile ilişkiler ise, ılımlı bir atmosferde
geçmiştir. Ancak Mudanya görüşmeleri ve Lozan Konferansı’nda tutumunu
değiştiren İtalya, Müttefikler’le birlikte hareket ederek, kazanç sağlamaya
çalışmıştır.
Ankara Hükümeti’nin diplomasi yoluyla kazandığı
başarılar Müttefikleri dize getirmiş ve Yunanistan tutunacak dal bulamamıştır.
Bu gelişmelerde, Türklerin Misak-ı Millî’si karşısında Yunanlıların Megalo
İdea’sının çöküşünü belgelemiştir.
Mustafa Kemal’in dehası, askeri zaferleri siyasi
başarılarla bütünlemiştir. Misak-ı Millî çerçevesinde imzalanan antlaşmalarla
yeni kurulan Türkiye Devleti bütün dünyaya tanıtılarak kabul ettirilmiştir.