Geleneksel ve Reaksiyon Temelli HIIT'in Nöral Bağlantısallık ve Bilişsel Yanıtlar Üzerine Akut Etkisinin Karşılaştırmalı Olarak İncelenmesi


Creative Commons License

Dr. Öğr. Üyesi MUSAB ÇAĞIN

Tez Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Spor Bilimleri Fakültesi, Antrenörlük Eğitimi, Türkiye

Tez Danışmanı: Halil İbrahim Cicioğlu

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu araştırmanın amacı; geleneksel ve reaksiyon temelli HIIT (Yüksek Yoğunluklu İnterval Antrenman) metotlarının nöral bağlantısallık ve bilişsel yanıtlar üzerine akut etkisinin karşılaştırmalı olarak incelenmesidir. Araştırmaya elit düzeyde faaliyet gösteren atıcılık, badminton, basketbol, cimnastik, futbol, korumalı futbol, karate, taekwondo, tenis, yüzme ve voleybol branşlarından 3’er kişi olmak üzere toplam 33 (17 kadın, 16 erkek) sporcu dahil edildi. Araştırmaya dahil edilen sporcuların yaş ortalamaları 21.4±1.8 yıl, spor öz geçmiş ortalamaları ise 9.4±2.9 yıl olarak tespit edildi. Sporcular geleneksel HIIT (11), reaksiyon temelli HIIT (11) ve kontrol gruplarına (11) eşit ve randomize bir şekilde dağıtıldı. Sporcuların ilk olarak 2 dakikalık gözler açık dinlenme durumu EEG kayıtları alındı. Dinlenme kayıtlarının hemen akabinde 100 görselden oluşan Stroop Testi (%50 uyumlu) bilgisayar ortamında uygulandı ve eş zamanlı olarak EEG kayıtları alındı. Sporculara 5 dakikalık hafif koşu ile ısınma ve açma germe hareketleri uygulandı. Isınma sürecinin sonunda ise sporculara gruplarına göre 10 dakikalık HIIT uygulandı. HIIT’in tamamlanmasının hemen akabinde algılanan zorluğun tespiti için Borg Skalası uygulandı. Son olarak tüm grupların EEG ile eş zamanlı olan Stroop son testleri alınarak ölçüm süreci tamamlandı. Araştırmaya ait tüm ölçümler Gazi Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Güreş Salonunda 23.1°C (±0.17) ortam sıcaklığında gerçekleştirildi. Sporculardan elde edilen veriler R ve SPSS istatistik programlarında iki yönlü tekrarlı ölçümler ANOVA ve bağımsız gruplar T- Testi uygulandı. Elde edilen bulgulara göre bağlantısallık bakımdan fronto-temporal, fronto-oksipital, oksipito-temporal bölgeler arasında ve algılanan zorluk derecesinde gruplar arası anlamlı farklar tespit edildi (p<0,05). Araştırma sonucunda beyin bağlantısallığı bakımından; reaksiyon temelli HIIT metodunun özellikle fronto-temporal bölgelerdeki senkronizasyonu arttırarak odaklanmış dikkat ve karar verme becerileri gibi bilişsel süreç üzerine olumlu etkileri gözlemlenirken; geleneksel HIIT metodunun ise fronto-oksipital bölgedeki senkronizasyonu düşürerek aktivitenin efor algısını düşürdüğü ve oksipito-temporal bölgedeki senkronizasyonu arttırması ile görsel bilgiyi işleme süreçlerine olumlu yönde katkıda bulunduğu gözlemlendi. Ayrıca her iki grubun da HIIT boyunca kalp atım hızı birbirine benzer olsa da reaksiyon temelli HIIT grubu geleneksel HIIT grubuna göre daha yüksek seviyede zorluk algıladı. Bu sonuçlar ışığında reaksiyon temelli HIIT gibi bünyesinde ön görülemezlik ve değişken çevresel şartlar barındıran uygulamaların sportif performansın geliştirmesinde daha fazla kullanılmasının uygulanan antrenman metodunu bilişsel bakımdan daha işlevsel bir hale getirebileceği söylenebilir.