Tez Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dicle Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi, Mimarlık Bölümü, Türkiye
Tez Danışmanı: Gülin Payaslı Oğuz
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Desteklendiği Program: Diğer
Özet:
Diyarbakır ve ilçeleri, tarih boyunca çeşitli
medeniyetlere ev sahipliği yapmış, kültür, sanat, bilim merkezi ve önemli
ticaret yollarının kavşak noktasında bulunmasından dolayı bünyesinde çok sayıda
anıtsal yapı barındırmaktadır. Diyarbakır kent merkezine hükmeden devletlerin
neredeyse tamamı, jeopolitik öneme sahip yollar ve kaleler bulundurun Çınar
ilçesinde hakimiyet kurmuş ve dönemsel izler bırakmıştır. Kentin güney
sınırlarında konumlanan Çınar ilçesi, kent merkezine 20 km uzaklıktadır. Eski
adıyla Melkis, Hanakpınar veya Akpınar olarak bilinen ilçe, Diyarbakır-Mardin
Kervan Yolu üzerinde yer almaktadır. Kuruluşu, MÖ 2000’li yıllarda bölgede
hakimiyet kuran Hurriler dönemine dayanmaktadır. Birçok medeniyete ev sahipliği
yapmış ilçede, eski çağlara ait höyükler, Roma, Bizans ve İslam Devletleri gibi
birçok medeniyete ait kale, köprü, kale kent, antik yerleşme, ören yeri, han,
değirmen, medrese, cami, kasır, çeşme gibi tarihi değerler mevcuttur. Son
dönemlerde ulusal ve uluslararası gündemde adından sıkça bahsedilen, büyük bir
ziyaretçi kitlesine sahip UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan
Zerzevan Kalesi de ilçe sınırlarında yer almaktadır. Asur döneminden İslam
Devletlerinin bölgeyi ele geçirmesine kadar, farklı medeniyetlerin hüküm
sürdüğü kale, barındırdığı anıtsal yapı çeşitliliği bakımından birçok döneme
ait mimari ve yapım tekniğine ışık tuttuğundan büyük öneme sahiptir.
Çalışmada, Çınar ilçesinin Altınakar Köyü Gelensu Mezrası’nda yer alan Güzelşeyh Kasrı ele alınmıştır. Yapının hangi tarihte yapıldığına dair kesin bir bilgiye ulaşılamamıştır. Yapı üzerindeki dönemsel eklere, çevredeki diğer anıtsal yapı özellikleri ve resmî belgelere bakıldığında, ilk olarak han/menzilhane olarak kullanılmıştır. 1900’lü yıllarda medrese ve tekke olarak kullanıldığı, eski Osmanlı belgelerinde geçmektedir. Sonraki dönemlerde terkedilen yapı, bazalt ve kalkerin birlikte kullanımı ile kendine has mimari ve yerel üslubu itibariyle özgün ve eşsiz bir yapıdır. Bu anlamda, yapının belgelenmesi ve korunması; kültürel, sosyal ve tarihi açıdan hem yerel halk hem de kent için önemli ve değerlidir. Büyük bölümü yıkılmış ve metruk durumda bulunan yapının, yok olmadan belgelenmesi ve koruma kararlarının alınması, tez çalışmasının temel amacıdır.
Çalışma kapsamında Güzelşeyh Kasrı’nın zamanla
geçirdiği değişimler gözlenmiş ve sorunları tespit edilmiştir. Mimari ve yapım
özellikleri detaylı bir şekilde anlatılmış olup mevcut durumu rölöve
çizimlerine aktarılmıştır. Mevcut izler, eski belge, fotoğraf ve sözlü
kaynaklar kullanılarak restitüsyon çalışması yapılmıştır. Toplumsal belleği
yaşatacak, topluma hizmet edecek ve sürdürülebilir bir kullanım sağlayacak yeni
işlev sayesinde yaşaması hedeflenen yapının, restorasyon ve koruma önerileri
geliştirilmiş olup projelendirilerek belgelenmiştir.