Tez Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye
Tez Danışmanı: Selma Yel
Tezin Onay Tarihi: 2012
Tezin Dili: Türkçe
Özet:
27 Mayıs
1960 Askerî Darbesi, on yıllık Demokrat Parti iktidarına son vererek, Türk devlet
ve toplum hayatında yeni ve farklı bir süreci başlatmıştır.
Bu dönemde
kurulan Gürsel Hükûmetleri, iç politika ve hukuk alanında yeniden yapılanmaya
giderken, dış politikada mevcut yapıyı geliştirerek devam ettirmiştir. BM, NATO
ve CENTO ittifaklarına bağlı olduğunu ifade etmesi, Amerika başta olmak üzere
tüm ülkeler tarafından memnuniyetle karşılanarak yeni yönetime karşı endişeleri
ortadan kaldırmıştır.
Arap devletleri ile Batı aleyhtarı bir
tavır takınmadan, iyi ilişkiler kurulmasına gayret edilmiştir.
SSCB’ne
karşı daha mesafeli duran Türkiye, Sovyetlerin ekonomik yardım tekliflerini her
seferinde nazikçe geri çevirmiş, Amerika ile ilişkileri ise ekonomik yardım
merkezli olarak devam ettirmiştir.
15 Ekim
1961’de yapılan seçimlerle yönetim sivil idareye geçmiştir.
1962’de
Küba Füze Krizi, Türkiye’nin, gıyabında pazarlık konusu yapılmasıyla
sonuçlanmış ve Amerika, kendi çıkarları uğruna rahatlıkla Türkiye aleyhine
politika üretebileceğini göstermiştir.
1964 Kıbrıs
Krizi ise, Türkiye’ye “Batı eksenli dış politika” takip etmenin kendisini
yalnızlığa ittiğini göstermiş, özellikle Johnson Mektubu, Türkiye üzerinde şok
etkisi yaratarak, Amerika ve Batı ile ilişkilerin sorgulanmasını kaçınılmaz
kılmıştır.
27 Ekim 1965’te başlayan Demirel
Hükûmetleri döneminde Türk Dış Politikası’nda radikal kararlar alınmış ve tek
odaklı dış politikadan çok yönlü dış politikaya geçiş yapılmıştır.
1967 Kıbrıs Bunalımı, Amerika’nın
araya girmesiyle, savaşa varmadan atlatılmış, aynı yıl patlak veren 1967 Arap –
İsrail Savaşı sürecinde ise Türkiye, Orta Doğu ülkeleri ile ilişkilerini
geliştirilmiştir.
12 Mart 1971’de verilen Muhtıra
üzerine; Demirel Hükûmeti istifa etmiş, siyasî yapılanma ile kriz
atlatılmıştır. Bu dönemde, Amerika’nın baskısı ile 1972 – 1974 arasında yaşanan
haşhaş ekim yasağı, 1974 Kıbrıs Krizi ve Yunanistan’la yaşanan Ege sorunları
politik gündemi oluşturmuştur. Ayrıca İKÖ çalışmaları kapsamında, Müslüman
Ülkelerle ilişkiler geliştirilmiştir.
5 Şubat 1975’te Amerika’nın Silah
Ambargosu kararıyla sarsılan Türkiye, diplomatik manevralarla 1978’de
ambargonun kaldırılmasını da sağlamıştır. Ancak, ülkede yaşanan anarşi ortamı
dış politikada durağanlığı getirmiş ve 12 Eylül 1980 tarihinde TSK, bir kez
daha darbe yaparak, yönetime el koymuştur.