Tez Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Teknik Eğitim Fakültesi, Metal Eğitimi, Türkiye
Tez Danışmanı: Yrd. Doç. Dr. Necati Yalçın ; Doç. Dr. Bülent Bostan
Tezin Onay Tarihi: 2013
Tezin Dili: Türkçe
Özet:
Bu çalışmada matris malzemesi olarak düşey gaz atomizasyonu yöntemi ile
üretilmiş AA 2014 alüminyum alaşımı kullanılmıştır. Kompozit üretimi
amaçlı karışım ve MA yöntemleri uygulanmıştır. Takviye malzemesi olarak
kullanılan Al2O3 %1, 2, 4 ve 8 oranlarında ilave edilmiştir. her iki
yöntemde de üretilmiş kompozit malzemelere tek yönlü pres ile 675 Mpa
presleme basıncı uygulanmıştır. Karışım metodunda yeterince homojen bir
dağılım elde edilememesinden dolayı yapılan MA işlemleri 350dev/dk
karıştırma hızında, 1/10 toz bilye oranında, 4 ve 8 saat alaşımlama
sürelerinde gerçekleştirilmiştir. Numunelerin hacimce yoğunluk değerleri
hesaplanmış, mikroyapı görüntüleri alınmış, makro sertlik ölçümleri
yapılmıştır. Aynı işlemler 550, 560, 570, 580 ve 600°C sıcaklıklarda Ar
atmosferi altında yapılan sinterlemeler sonrasında da
gerçekleştirilmiştir. Sinterleme işlemine bağlı olarak numune
yoğunluklarında hacimce Al2O3 oranına bağlı olarak bir düşüş tespit
edilmiştir.
Karışım tozlardan elde edilen deney numuneleri sinterleme sonrası
oksitlenmeye bağlı olarak mekanik test ve yaşlandırma süreci açısından
uygunluğunu yitirmiştir. MA sonrasında elde edilen %1, 2 ve 4 Al2O3
takviyeli kompozit malzeme 520°C de 1 saat çözündürme işlemine tabi
tutulmuş, su verilmiş ve 2, 4, 6, 8 ve 10 saat sürelerde 180°C de
yaşlandırılmıştır. Elde edilen deney numunelerine metalografik
işlemlerin ardından optik, SEM ve EDS analizleri yapılmıştır. Ayrıca
karışım yöntemi ile elde edilen kompozitlerden farklı olarak MA yöntemi
ile üretilmiş numunelere mikro sertlik ve çekme testleri uygulanmıştır.
Bu incelemeler sonucunda sertliklerde artış gözlemlenirken, çekme
testlerin değerlendirilebilir veriler elde edilememiştir.
Tüm deney numuneleri incelendiğinde Al2O3 takviyeli kompozit malzeme
üretilebilirliğini etkileyen en önemli faktörün oksit oluşumuna sebep
olan ortamlardan kaynaklandığı söylenebilir.