XX. Ulusal ve III. Uluslararası Türk Kolon ve Rektum Cerrahisi Kongresi, Antalya, Türkiye, 16 - 20 Mayıs 2025, ss.21, (Özet Bildiri)
Amaç: Bu anket çalışmasındaki amacımız, ülkemizdeki genel cerrahların pelvik taban hastalıklarına bakış açılarını değerlendirmek, tanı ve tedavi yöntemlerine erişilebilirlikleri hakkında fikir sahibi olmaktır.
Gereç-Yöntem: Araştırma ekibi tarafından SurveyMonkey platformunu kullanarak web tabanlı bir anket geliştirildi. Anket; demografik bilgiler, uzmanlık alanları, cerrahi deneyim, eğitim geçmişi, katılımcıların pelvik taban bozuklukları konusundaki bilgi ve pratik uygulamaları, tanı yöntemleri, kurumsal kapasiteler, disiplinlerarası işbirliği ve f izyoteapi dahil olmak üzere tedavi yöntemlerine erişim gibi çeşitli bölümlere ayrılmış 21 sorudan oluşuyordu.
Bulgular: Toplamda 238 genel cerrah anketi tamamladı. Katılan genel cerrahların çoğunluğu (%66,8) 30 ile 50 yaşları arasında olup, %82’si erkekti. Katılımcıların yaklaşık yarısı akademik unvanlara sahipti ve eğitim hastanelerinde çalışıyordu. Kendini ‘kolorektal cerrah’ olarak tanımlayanların oranı %40 idi. Katılımcıların %75’inden fazlası, asistanlık dönemlerinde pelvik taban hastalıkları konusunda yeterince eğitim alamadıklarını bildirdi. En bilinen pelvik taban hastalıkları pelvik organ prolapsusu (%97) ve dışkı kaçırma (%93) iken, en az bilinenlerin idrar yapmada zorluk (%52) ve cinsel işlev bozukluğu (%50) olduğu tespit edildi. Katılımcıların %27’si herhangi bir puanlama sistemi veya yaşam kalitesi ölçeği kullanmadıklarını bildirdi. Tüm katılımcıların konvansiyonel/MR defekografi ve anorektal manometriye erişim oranları sırasıyla %41 ve %33’tü. Pelvik taban fizyoterapisine, biofeedback’e, sakral nöromodülasyona ve perkütan tibial sinir stimülasyonuna erişim oranlarının sırasıyla %40, %26, %16 ve %11 olduğu anlaşıldı. Tüm katılımcıların %21’i kurumlarında bir pelvik taban fizyoterapistinin bulunduğunu bildirirken, %50’si ise şehirlerinde pelvik taban fizyoterapistinin bulunmadığını veya bu durumdan emin olamadıklarını belirtti.
Sonuç: Pelvik taban hastalıkları konusunda farkındalığın artırılmasının, tanı ve tedavi yöntemlerinin yaygınlaştırılmasının ve bu hastalıkların yönetiminde multidisipliner yaklaşımların çok önemli olduğuna inanıyoruz