Kırıklı Hastalarda Tedavi Süresince Homosistein Düzeylerindeki Değişiklikler ve Osteporoz ile İlişkisinin Araştırılması


Ünal K., Hasanova N., Azizova G., Hasanzade N.

KBUD 2025 Congress & Lab Expo, Antalya, Türkiye, 24 - 27 Kasım 2025, ss.118, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.118
  • Gazi Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

AMAÇ
Bu çalışmada, osteoporozlu, osteoporotik kırıklı ve osteoporotik olmayan kırıklı hastalarda homosistein
(Hcy) düzeyleri, biyokimyasal belirteçler ve kemik mineral yoğunluğu değerlendirilmiş; ayrıca tedavi
süresince Hcy (μmol/L) düzeylerindeki değişiklikler araştırılmıştır.
MATERYAL VE YÖNTEMLER

Çalışmaya toplam 128 kişi: 30 osteoporozlu (OP), 30 osteoporotik olmayan kırıkları olan (non-
osteoporotic fractures- NOSF), 38 osteoporotik kırıkları ( osteoporotic fractures- OF) olan hasta ve

kontrol grubuna 30 sağlıklı kişi dahil edilmiştir Çalışmada, kan serumunda biyokimyasal belirteçler
(kalsiyum, fosfor, magnezyum, D vitamini ve alkalen fosfataz) ile Hcy (μmol/L) düzeyleri ölçülmüştür.
Hcy düzeyleri tedavi öncesinde, tedavinin 10. gününde ve 1. ayında belirlenmiş; tedavi sürecine bağlı
değişimleri ve ilişkileri analiz edilmiştir. Kemik mineral yoğunluğu densitometri yöntemi ile
değerlendirilmiştir. Gruplar arası karşılaştırmalar, korelasyon analizleri ve ROC analizi yapılmıştır.
Tüm istatistiksel analizler SPSS 20.0 yazılımı kullanılarak gerşekleştirilmiştir.
BULGULAR
OP, NOSF, OF gruplarında Ca(mmol/l), Mg(mmol/l), P(mmol/l), ALP (U/l), Vitamin D (ng/ml)
düzeyleri kontrol grubuna kıyasla anlamlı derecede farklıydı (p<0.001). 4 hasta grubunda Hcy (μmol/L)
düzeylerinde anlamlı farklılık var (p<0.001). Yapılan ikili karşılaştırmalar sonucunda, kontrol grubunun
hem NOSF grubuna hem de OF grubuna kıyasla istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılık gösterdiği
belirlenmiştir (p=0.001).Tedavi öncesi ve sonrası yapılan karşılaştırmalarda; Yalnız OF grupunda
tedavi ile Hcy seviyyelerinde anlamlı fark bulundu (p=0.010). Ayrıca, OF grubundaki hastalarda tedavi
öncesi ile 1 ay sonraki değerlere bakıldığında, Hcy düzeylerinde anlamlı farklılık bulundu (p = 0,004),
bu da tedavi ya da girişim sonrası Hcy seviyesinin düzelebileceği, ya da dinamik değişim
gösterebileceğini düşündürmektedir. OF grupunda ise Ca ve D vitamini arasında pozitif (r=0,577,
p=0.003), Hcy ile Z scoru arasında negatif yönlü bir korelasyon belirledik (r = –0.441, p = 0.027). Bu,
Hcy düzeyleri arttıkça kemik mineral yoğunluğunun göreceli olarak azaldığını gösterir. ROC eğrisi
analizi, Hcy’nin tanı için güçlü bir biyobelirteç olduğunu göstermiştir (AUC: 0.903). Testin duyarlılığı
%84, özgüllüğü ise %93 olarak bulunmuştur.

SONUÇ
Yüksek homosistein düzeyleri, osteoporotik kırık riskinin artmasıyla bağlantılıdır ve kemik kalitesini
olumsuz etkileyebilir. ROC analizine göre Hcy düzeylerinin osteoporoza bağlı kırık tanısını yüksek
doğrulukla tespit edebileceğini gösteriyor. Hem duyarlılık hem de özgüllük oranlarının yüksek olması,
Hcy’nin tanısal olarak güvenilir bir biyobelirteç olduğunu desteklemektedir. Bu bulgular homosisteinin
osteoporoz ve kırık iyileşmesinin izlenmesinde, osteoporozlu hastalarda kalsiyum, magnezyum, D
vitamini ve alkalen fosfataz düzeyleriyle birlikte izlenmesi, kırık riski değerlendirmesi ve osteoporoz
tedavi stratejilerine daha faydalı ola bilir.