Genç Akciğer Kanseri Olgularında Klinik-Patolojik Özellikler Ve Sağkalım


Creative Commons License

Akın Kabalak P., Turna A., Yılmaz Demirci N., Fındık G.

TÜSAD 45. Yıllık Kongresi – Solunum 2023, Antalya, Türkiye, 4 - 07 Kasım 2023, ss.115-116, (Tam Metin Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.115-116
  • Gazi Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

GİRİŞ VE AMAÇ: Genç hastalarda akciğer kanserinin klinik-patolojik özelliklerini, genomik değişikliklerini ve prognozunu inceleyen birçok çalışma vardır. Önceki veriler incelendiğinde, 40 yaş altında, kadın cinsiyet baskınlığı ve adenokarsinomun en sık görülen histopatoloji olduğu izlenmektedir. Genç grupta sigara içmemişlik oranı daha yüksek bildirilmiştir. Opere olguların postoperatif sağkalımlarının daha iyi olduğu gözlemlenmekteyken, lokal ileri/ileri evre olgularda ortalama sağkalımda belirgin farklılık saptanmamıştır. Bu çalışmada 40 yaş altı akciğer kanseri olgularının demografik ve sağkalım verilerini 40 yaş üstü olgularla karşılaştırmayı amaçladık. YÖNTEM: Çalışma retrospektif, çok merkezli tasarlanmıştır. 2019 yılından önce akciğer kanseri tanısı alan hastalar en az 3 yıl takip edilmek üzere dahil edildi. Klinik-patolojik ve sağkalım açısından karşılaştırılmak üzere oluşturulan iki grup için yaş sınırı 40 olarak belirlendi. Hem küçük hücreli akciğer kanseri (KHAK) hem de küçük hücreli dışı akciğer kanseri (KHDAK) hastaları alındı. Evreleme, IASLC 8. güncellemesine göre yapıldı. Akciğer dışı organ maligniteleri ve malign plevral mezotelyoma varlığı dışlama kriteriydi. BULGULAR:Toplam 166 hasta dahil edildi (<40 yaş: 94, ≥40 yaş: 72). Demografik olarak her iki grupta da erkek cinsiyet hakimiyeti izlendi. Genç grupta aktif sigara içen daha fazla hasta olmakla beraber sigara içme durumu açısından anlamlı farklılık göstermedi (p = 0.89). Histopatolojik dağılım ve klinik TNM evrelemesi açısından anlamlı farklılık saptanmadı. Adenokarsinom, takiben de skuamöz hücreli karsinom her iki grupta en sık görülen histopatolojik tipti. Sağ üst lob, en sık görülen tümör lokalizasyonuydu. Genç gruptaki metastatik hastalarda çoğunlukla kemik metastazı, diğer grupta ise çoklu organ tutulumu vardı. Hem opere hem de patolojik TNM I-II olgu sayısı genç grupta daha yüksekti (n=63 vs. 58, p=0.052, %80.9 vs. %76.9 p=0.052). Inoperable 45 hastada kemoterapi her iki grupta en sık uygulanan tedaviydi. Hedefe yönelik tedavi alan hasta sayısı gençlerde daha yüksekti (p= 0.57). Toplam sağkalım 92±17 aydı. Yaşa ve operabiliteye göre anlamlı farklılık göstermemekle beraber operasyona uygun olmayan grupta sağkalım farklılığı operable gruba göre daha belirgindi (<40 yaş, 33.6±6.3 ay ve ≥40 yaş, 19.2±4.0 ay, p=0.18). Progresyonsuz sağkalım 76±4.6 ve gençlerde operabiliteden bağımsız diğer gruba göre daha düşük saptandı.

SONUÇ : Özellikle erken evrede tanı alan genç akciğer kanseri olgularında sağkalım daha iyi iken, ileri evrelerde mümkün olan en agresif tedaviler uygulansa da yaşlı populasyondan çok da farklı bir sağkalıma ulaşılamamaktadır