http://www.mektepligazete.com. , cilt.4, sa.3, ss.1-4, 2026 (Hakemsiz Dergi)
Yeni
Özneli Tutuculuk ve Kuşatmacılık!
Dr. Öğr. Üyesi Mustafa KARAAĞAÇLI
G.Ü. Gazi Eğitim Fakültesi, EBB Öğr. Üyesi.
1.Muhafazarlıkla Tutuculuk
ve Kuşatmacılığın Ayırdı
Muhafazakar, sosyo-siyasal
bir kavram olarak; geleneklere, kültürel ve dini değerlere bağlılık anlamına
gelirken, reel politikte tutuculuk ve kuşatmacılığın böyle olmadığına binlerce
somut işaret mevcuttur.
Gerek
evrensel gerekse ulusal memleket ölçeğinde, muhafazakarlığın “merkezi ve yerel
iktidarları korumak amaçlı, tutucu ve kuşatmacı”
yönetsel formasyonlara yöneldiği
gözlenmektedir.
Eş
deyişle muhafazarlık “rant” özneli işler, aşlar ve idare-i yönetim sergilerken, temel kaynak olarak da; siyasi din tüccarlığını
kullanmada, (1)İnanç özgürlüklerini ve
(2)Laik uygulamaları lekelemede bir
bahis gör-me-mektedir.
2.Tutuculuk ve Kuşatmacılıkta Yeni Özneli
Güzellemeler
Tutuculuk
Aristo ve Cicero’yla da anılsa da; gezegene fışkırtan 1729–1797 yıllarında
yaşayan Edmund Burke’dir.
O, 1789 Fransız Devrimi’ne karşıt duruşuyla bilinirken; yenilikçi ve özgürlükçü
devrime karşı tutucu-konservatif
ideoloji oluşturdu. O, Fransız
Devrimi’nin gezegene somutlandırdığı
yenilikçiliğe karşı tepki verirken; değişimde “zamana yayıcılık ve yavaşlık” halli siyasal duruşu savundu
(Burke, 1982).
Burke
yanlısı görüşlerden beslenen tutucu ve kuşatmacılar; değerler değişkeninde;
(1)Geleneklere ve (2)Göreneklere bağlılıklarını para, makam ve mülkiyet
bağlamlarında söylemden öteye
geçire-me-mektedir.