215. Yeni Özneli Tutuculuk ve Kuşatmacılık.


Creative Commons License

Karaağaçlı M.

http://www.mektepligazete.com. , cilt.4, sa.3, ss.1-4, 2026 (Hakemsiz Dergi)

Özet

Yeni Özneli  Tutuculuk  ve Kuşatmacılık!

Dr. Öğr. Üyesi Mustafa KARAAĞAÇLI

G.Ü. Gazi Eğitim Fakültesi, EBB Öğr. Üyesi.

 

1.Muhafazarlıkla  Tutuculuk  ve Kuşatmacılığın Ayırdı

Muhafazakar, sosyo-siyasal bir kavram olarak; geleneklere, kültürel ve dini değerlere bağlılık anlamına gelirken, reel politikte tutuculuk ve kuşatmacılığın böyle olmadığına binlerce somut işaret mevcuttur.

 

Gerek evrensel gerekse ulusal memleket ölçeğinde, muhafazakarlığın “merkezi ve yerel iktidarları korumak  amaçlı, tutucu ve kuşatmacı” yönetsel  formasyonlara  yöneldiği  gözlenmektedir.

 

Eş deyişle muhafazarlık  “rant”  özneli işler, aşlar ve idare-i yönetim  sergilerken, temel  kaynak olarak da; siyasi din tüccarlığını kullanmada, (1)İnanç  özgürlüklerini ve (2)Laik uygulamaları lekelemede  bir bahis  gör-me-mektedir.

 

2.Tutuculuk ve Kuşatmacılıkta Yeni Özneli Güzellemeler

Tutuculuk Aristo ve Cicero’yla da anılsa da; gezegene fışkırtan 1729–1797 yıllarında yaşayan  Edmund Burke’dir. O, 1789 Fransız Devrimi’ne karşıt  duruşuyla bilinirken; yenilikçi ve özgürlükçü devrime  karşı tutucu-konservatif ideoloji  oluşturdu. O, Fransız Devrimi’nin  gezegene somutlandırdığı yenilikçiliğe  karşı tepki  verirken; değişimde “zamana yayıcılık  ve yavaşlık” halli siyasal duruşu savundu (Burke, 1982).

 

Burke yanlısı görüşlerden beslenen tutucu ve kuşatmacılar; değerler değişkeninde; (1)Geleneklere ve (2)Göreneklere bağlılıklarını para, makam ve mülkiyet bağlamlarında söylemden öteye  geçire-me-mektedir.