154. Türkiye Eğitim Coğrafyası’nın Kronik Sorunsalı: “Eşitsizliklerin”Analitik Betimlenmesi.


Creative Commons License

Karaağaçlı M.

Tebeşir Bülten. Temmuz-Ağustos-Eylül 20025. Sayı:36.ss36-42., cilt.36, sa.36, ss.36-42, 2025 (Hakemsiz Dergi)

Özet

Türkiye  Eğitim Coğrafyasının Kronik Sorunsalı;

“Eşitsizliklerin”  Analitik  Betimlenmesi

Dr. Öğr. Üyesi Mustafa KARAAĞAÇLI

G.Ü. Gazi Eğitim Fakültesi, EBB Öğr. Üyesi.

“Şu  gezegende hakkın  olan bir şeyi kendin için  istemek  hak, başkası için istemekse erdemdir mk”

1.Öndeyi

Türkiye Eğitim Coğrafyası’nın Kronik Sorunsalı; “Eşitsizliklerin” Analitik Betimlenmesi konusunu el alan  bu çalışmanın sistematik raporu (1)Öndeyi, (2)Yöntem, (3)Bulgular  ve Yorumlar, (4)Sonuçlar, (5)Öneriler, (6)Vargı ve Yargıda Eğitsel Eşitsizliklere Yeni Nesil Sorular, (7)Etiksel Gerekçe ve İlke  alt başlıklarında   oluşturulmuştur.

1.1.Problem  Durumu

1.1.Problem Durumu

Eşitsizlik, bir toplumdaki  kaynakların adaletli ve eşit olmayan dağıtılmasıdır. Hakça  paylaşım  ve üleşimin becerilemediği sosyolojik her yapısal birim; adaletsiz ve eşitsiz dolayısıyla hukuktan ve insan  haklarından uzaktır. Sosyal yapıda sosyal adalet ve sosyal eşitlik ilkeleriyle gerçekleştirilemeyen her uygulama yeni bir eşitsizlik sonucunu doğurur.

Sosyal  ve  ekonomik  temelli değişkenlerden kaynaklanan  eşitsizlikler salt  anılan  alanlarla sınırlı kalmayıp, bireysel ve toplumsal her alanda derinleşen eşitsizliklere neden olur.

Somut örneklenirse; eğitim, kültür, sosyal  statü, sosyal rol ve sosyal prestij somut olarak  etkilenen  farklı eşitsizlik alanlarındandır.

Eğitimde eşitliğe Anayasa’larda ve Yasalarda yer veren  ancak uygulamalarda her yurttaş bireye   yansımayan eğitsel eşitsizlikler Türkiye Eğitim  Coğrafyası’nı kapsayamıyor. Bu  durumu  kanıtlayan aşağıda ana  çizgilerle verilen  bulgular; eğitimde eşitliğin sadece yasal yazınlarda  kaldığının somut  ipuçlarını veriyor:

TC Anayasa’sında eğitim: 1982 anayasasının 42. maddesi eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi ile ilgili hükümleri içermektedir. Madde 42’ye göre; “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz. Eğitim ve öğretim hürriyeti, Anayasaya sadakat borcunu ortadan kaldırmaz. İlköğretim kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve Devlet okullarında parasızdır.”

Ancak uygulamalarda; parasız eğitim, Anayasa’da kalmakta,  paralı  eğitim özel okulların  uygulamalarıyla  eğitsel  eşitsizlikleri  derinleştirmeye devam  etmektedir.

MEB  Temel Kanunu’nda Eğitimde Eşitlik: MEB  Temel Kanunu’nda Eğitimde Eşitlik  şu  maddeyle yer buluyor:

“Genellik ve eşitlik: Eğitim kurumları dil, ırk, cinsiyet ve din ayrımı gözetilmeksizin herkese açıktır. Eğitimde hiçbir kişi ve aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınmaz.”

Aynı Kanunda Eğitim hakkı ise; Temel eğitim görmek her Türk vatandaşının hakkıdır. Temel eğitim kurumlarından sonraki eğitim kurumlarından vatandaşlar ilgi, istidat ve kabiliyetleri ölçüsünde yararlanırlar şeklinde tanımlanıyor (MEB,1973).

Görüldüğü  gibi; Türkiye’de eğitime erişimde eşitlik fırsat ve imkan olguları  yasal olarak yer bulmasına karşın; uygulamalarda Türkiye coğrafyasını kapsayıp kucaklayamıyor. Çünkü; yukarı satırlarda verilen  ilkeler ikonik olarak Anayasa’da ve 1739 Sayılı Milli Eğitim Kanunu’’nda kalmış görünüyor. Eğitimde eşitsizlik;  paralı eğitim anlayışlı her düzeydeki özel okullar ve paralı kurslarla bozulmuş bulunuyor.

Bireysel ve  toplumsal ölçekli Ulusal eğitim gereksinimlerinin giderilmesi; yeni özneli tutucu  ve kuşatmacı  siyasal uygulamalarla giderek “para değişkenli çözümler” gerektirdiğinden eğitime erişim; parası olmayan  bireyler ve aileler  aleyhine  bozulmayı artırmıştır (Karaağaçlı, 2021-1 ve Karaağaçlı, 2021-2).

Somutlanan bu eşitsizlikleri bilimsel araştırma yöntem bilimi   ışığında ele  almak, elde  edilen  bulgulara dayalı sonuçlar  ve öneriler  geliştirmek için bu araştırmada;  “Türkiye  Eğitim Coğrafyasının Kronik Sorunsalı; Eşitsizliklerin  Analitik  Betimlenmesiyle”  problem durumu  olarak ilgilenilmektedir.