PRİMER VENA KAVA LEİOMYOSARKOMUNUN MANDİBULAYA METASTAZI: NADİR BİR OLGU SUNUMU


Creative Commons License

Mülayim B., Arıbalı E. N., Erden S., Atak Seçen İ., Ünal R., Toprak M. E., ...Daha Fazla

34. Ulusal Patoloji Kongresi, Antalya, Türkiye, 12 - 16 Kasım 2025, cilt.9, ss.278, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Cilt numarası: 9
  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.278
  • Gazi Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Giriş:Leiomyosarkom (LMS), düz kas dokusundan köken alan malign bir mezenkimal tümördür. En sık uterus, retroperitoneal bölge ve gastrointestinal sistem gibi düz kas açısından zengin anatomik alanlarda ortaya çıkar. Primer LMS’nin uzak metastazları en çok karaciğer ve akciğerlere görülür. Ağız boşluğunda LMS nadiren izlenmekle birlikte, agresif klinik seyir ve kötü prognoz ile ilişkilidir. Bu vaka, vena kava kaynaklı primer LMS’nin mandibulaya metastaz yaptığı literatürde bildirilen ilk olgu olması açısından dikkat çekicidir.

Olgu: 64 yaşındaki kadın hasta, bir ay önce dış merkezde gerçekleştirilen diş çekimi sonrası hızla gelişen şişlik şikayetiyle ağız, diş ve çene cerrahisi kliniğine başvurdu. Radyolojik incelemede, sağ mandibular ramus bölgesinde düzensiz sınırlı, radyolüsent bir lezyon ve güve yeniği tarzında osteolitik destrüksiyon saptandı. Hastanın üç yıl önce vena kavadan köken alan leiomyosarkom tanısı ve sonrasında gelişen karaciğer metastazı bulunduğu öğrenildi. Klinik muayenede, sert kıvamlı, solid bir kitle saptandı ve insizyonel biyopsi alındı. 

Materyal; kirli beyaz renkte, fibrotik kıvamlı 2,3 cm’ye kadar ulaşan doku fragmanları ve 1,0 × 0,7 × 0,6 cm boyutlarında yumuşak dokudan oluşuyordu. Histopatolojik incelemede, fasiküler bir düzenlenme gösteren pleomorfik, atipik iğsi hücrelerden oluşan malign tümör saptandı. Hücreler eozinofilik, sınırları belirsiz sitoplazmaya sahipti. İmmünhistokimyasal çalışmalarda Desmin, Caldesmon ve α-SMA pozitifliği ile metastatik LMS tanısını doğrulandı.

Sonuç: Vasküler kökenli LMS’ler, özellikle vena kavadan kaynaklananlar, agresif seyir gösterir ve güçlü hematojen metastaz potansiyeline sahiptir; metastazları da en başta karaciğer ve akciğerleri etkiler. Bulgular, vasküler kökenli sarkomların metastatik potansiyelini vurgulamakta olup, bu tür hastalarda ağız içi lezyonların dikkatle izlenmesi ve atipik metastaz örüntüleri için uzun süreli takip gerekliliğini ortaya koymaktadır. LMS öyküsü olan ve yeni ağız içi lezyonlarla başvuran hastalarda metastatik hastalık olasılığı akılda tutulmalı, zamanında tanı ve uygun tedavi sağlanmalıdır.

Anahtar Kelimeler: Leiomyosarkom, mandibula, metastaz, vena kava