The Ideological Construction in Press Discourse during the Declaration Period of Candidate in the Presidential Elections of 2007


Durmuş Şenyapar H. N.

İletişim Kuram ve Araştırma Dergisi, no.37, pp.150-179, 2013 (National Refreed University Journal)

  • Publication Type: Article / Article
  • Publication Date: 2013
  • Title of Journal : İletişim Kuram ve Araştırma Dergisi
  • Page Numbers: pp.150-179

Abstract

Aiming to examine the ideological construction both shaped by and shaping the debates on the presidential candidates in the process of Presidential Elections of 2007, this study analyses the reproduction of relations of dominance by the media texts. Fictionalization of the ideological construction is questioned by applying critical discourse analysis to related news and columns published on the websites of the newspapers Cumhuriyet, Milliyet and Zaman. It is concluded that press discourse during the assessing and declaring period of the only candidate was such as to strengthen the power of the sovereign. The Government Party and the President were positioned as the only authorities to determine the candidate and to get him elected while the acceptance of the candidate announced to the citizens was presented as natural and reasonable because he was the claimant determined by the majority party in a democratic system.

2007 Cumhurbaşkanlığı Seçimleri sürecinde, cumhurbaşkanı adayı üzerine yürütülen tartışmalarla biçimlenen ve tartışmaları biçimlendiren ideolojik inşanın irdelenmesi amacını güden bu çalışmada, egemenlik ilişkilerinin medya metinleri aracılığıyla nasıl yeniden üretildiği çözümlenmeye çalışılmıştır. Cumhuriyet, Milliyet ve Zaman gazeteleri internet sitelerinde konuyla ilgili yayınlanan haber ve köşe yazılarına eleştirel söylem çözümlemesi uygulanarak ideolojik inşanın nasıl kurgulandığı sorgulanmıştır. Bunun sonucunda Cumhurbaşkanı adayının belirlenmesi ve açıklanması sürecinde basın söyleminin, egemenin gücünü pekiştirir nitelikte olduğu saptanmıştır. İktidar partisi ve Başbakan, Cumhurbaşkanını tek başına belirleme ve seçtirme yetkisine sahip olarak konumlanırken vatandaşların kendisine sunulan isme, demokratik sistem gereği çoğunluğa sahip partinin adayı olmasından ötürü razı gelmesi doğal ve makul olarak sunulmuştur.