”http://www.mektepligazete.com. , cilt.4, sa.3, ss.1-4, 2026 (Hakemsiz Dergi)
Ulusal Eğitimde Yeni Bir
Sloganik Tuhaflık;
“Daha
Uzun Tatil, Kesintisiz Yaz ve Verimli Eğitim(!)”
Dr. Öğr. Üyesi Mustafa KARAAĞAÇLI
G.Ü. Gazi Eğitim Fakültesi, EBB Öğr. Üyesi.
1.MEB’den Tuhaf Sloganik Tatil Şirinliği
Türkiye Eğitim
Coğrafyası’nın tek yetke
kurumsalı MEB sloganlarla eğitim
yönetimine yeni bir tuhaflık daha ekledi.
Güncel güzellemelerle;
kulağa hoş ama gelişime boş gelen
şirinliklerle eğitim bilim alanını lekeleyen her
girişim eğitim bilime katkı
değil; “eğitimi bitime!” getiriyor. Öte
yandan da “amatör tariflerle
bilimsel çözümlere ulaşılmayacağı
eğitim politikalarına yön verenler
tarafından bilinmiş görülmüyor!” (Karaağaçlı, 2025a).
Ulusal
eğitim politikleriyle; son söylemlerde dillendirilen; “daha
uzun tatil, kesintisiz yaz ve verimli
eğitim” sloganı gerçekte (1)Haziran döneminde
okulların bitişini daha
erkene çekerken; (2)Eylül döneminde okulların başlangıcını daha geç tarihe atıyor.
Bu tatil
şirinliğinin amacı ise “çocukların daha uzun kesintisiz verimli yaz tatili yapmalarını sağlamak” olarak
gerekçelendiriliyor.
Memlekette çocukları okulla iç içe
yapma dışılık olan bu tuhaf
niyet; “kimsenin okula gitmek
istemediği iklimi daha da
lekeleyecek fotoğrafını veriyor!”
Çünkü; var olan
eğitim algısı ve 21. Yüzyıl
Esameli Model güzellemeleriyle” toplumsal
uzlaşıdan yoksun eğitim ve
okul yönetselleriyle hakikaten “severek okula gidenlerin kimler olduğu
merak edilirken; kimlerin memnun
edilmeye çalışıldığı sorgulaması
ise “konu yanlış anlaşıldı ve manipüle edildi!” diye savunuluyor.
2. Sınıf, Okul ve
Eğitim Bileşenlerinin “Yaşam Alanı” Olduğuna Özel Somutlamalar
Sınıf, okul ve eğitim bileşenlerinin “sosyal eğitsel ve
kültürel ve eğlenceli yaşam alanı olması
gerektiği şu özgün uygulamalarla
somutlanmaktadır:
1.Gelenekçi yaygın
eğitsel kabüllerde John Dewey bakışıyla
“okul=yaşamdır” (Dewey, 1907).
2.Üretken ve emekçi eğitim
fizik-mekanlarının somut adresleri olan “Köy
Enstitüleri” yaşam alanının toplumsal iç içelik
yerleri olarak tarihsel kesitte
özgünlükleriyle anılmaya devam etmektedir (Tonguç, 2004).
3.Yenilikçi yaklaşımın
öncülerinden olan Paul Freire’nin
“özgürlük özneli eğitim” önermeleri ise paralı yani bankacı eğitimle ezilmişlerin emekçi ailelerin çocuklarının eğitim dünyalarına ses olmada parasız-kamusal
eğitime kimlik kazandırmasıyla
tanınmaktadır (Freire, 1997; Freire, 2019; Karaağaçlı, 2025b).
Yeni özneli tutucu ve
kuşatmacı liberal eğitsel krizlere
sadece üç somut örnek olan
yukarı satırlarda anılan girişimler
“okulun yaşam alanı olmasını”
dolayısıyla; okula yakınlaşmalara özel iklimler sunarken; memlekette
velilere ve çocuklara tatil şirinlikleri yapan
politiklerin okulun ve eğitim iklimin sevimli hale
getirilemeyeceğini göre-me-dikleri gözleniyor.