http://www.mektepligazete.com., cilt.4, sa.4, ss.1-4, 2025 (Hakemsiz Dergi)
Uzatmanın Merdiven
ve Kubbealtı Hali
Sürüncemede bırakmak anlamında kullanılan “uzatmak”, merdiven ve kubbealtı sözlüğünde; saç, sakal, etek ve çizgiyi uzatmak anlamlarında kullanıyor.
Daha uzun
sürmesi ise, o y a l a m a ve a v u t m a niyetlerini gösteriyor.
2.Memlekette
Uzayan İş Çok!
Memlekette hemen her alanda uzatma(!)lar gözleniyor.
Garip ve tuhaf olan (1)hedefi, (2)içeriği, (3)durumları ve (4)değerlendirmesi belli olan işlerin uzamasıdır.
Değilse;
gelişim uzun erimlidir.
Sabır ve
çaba gerektirir.
Olumluya dönük
bireysel ve toplumsal
değişimler uzama vadesi ister.
Anadolu
insanı anılan bu olumlamalı
gelişim ve değişimler için “turşu
bile 15 günde kurulur, olur, sofraya
gelecek aromaya erişir” der.
Anadolu Coğrafya’lı
bu betimleme “acele edilmemesi gerekli işlere dikkat
çeker.
Ama; gelin
görün ki;
Türkiye Coğrafyası’nda nerdeyse “her şey u z u y o r(!).”
Yönetim
süreçleri uzuyor.
Menkulü kendinden olan zatların liyakatsiz ama yüksek sadakat ahvallerinden dolayı görev süreleri uzuyor.
Anayasa,
kanun, tüzük ve yönetmelik yasal,
hiyerarşik ve bürokratik açık yani net
hükümlere karşın; görevler uzatılıyor.
Ama; nerden?, nasıl ve ne hakla?
Bu sorular yanıtlanıyor ve yorumlanıyor
ki; “uzatmalara gidiliyor(!)”
Kamu ihaleleri uzuyor. Yüklenici firmalar uzayan
süreçlerden dolayı “fiyat
farkı alıyorlar.” Bu nedenle de
verilen alınan ihaleler bir türlü
açıklanan ve ilan edilen bedellerle bitmiyor!
Memleket kast edilen bu süre uzatımı ve ödenek aktarma İşlemlerinden
dolayı 4734 ve 4735 sayılı Kamu
İhale Kanuna dayalı olarak da bütçesel
kamu kaybını çok yaşıyor (https://yapiisleri.csb.gov.tr).
Şu gezegende kararları yargıya ve mahkemeye
gitmeyen tek meslek olan” hakemlik” de
uzatmalara bayılıyor!
Futbol maçlarının 2020 “Katar
adresli para kafalı sportif amacı
tartışmalı” Dünya Kupasından sonra nerdeyse 10’ar dakika
uzatılması bize çok çabuk sirayet
etti.
Memlekette maçlar da
uzatmalardan dolayı bir türlü bitmek bilmiyor.
Eski deyimle
yıl tekrarını ifade eden “çift
dikiş” gitmekle de “mezuniyetler
uzar-dı”
Şimdiyse
eğitim-öğretim sistemi “doldur-boşalta” olumsuz evrilmiş ve lekelenmiş
durumda bulunuyor.
Okullarda ve üniversiter yapılarda sınıfta kalan
öğrenci yok görünürken; MEB “artık
sınıf tekrarı yapılacak” tövbeleri ve güzellemeleri yapıyor! YÖK ise bu satırların sahibinin her ders ve dönem için hep yaptığı “derse devam çizelgelerini
elektronik ortamda hazırlayarak girin” yönetsel rehber uyarılarını tekrarlıyor.
Reel eğitimde ise “memlekette kimse okula gitmek ve derse girmek istemiyor!; fenomonolojik ahvaller ve
antisosyal medyatik havalar daha cazip
geliyor.”