XV. Ulusal I. Uluslararası Tıp Eğitimi Kongresi, İstanbul, Türkiye, 26 - 29 Kasım 2025, ss.1, (Tam Metin Bildiri)
Amaç: Bu çalışmada, animasyon destekli çevrimiçi PDÖ
(e-PDÖ) uygulamaları ile animasyon destekli yüz yüze PDÖ oturumlarının eğitime
etkisi, güçlü ve zayıf yönleri karşılaştırılmaktadır.
Gereç ve Yöntem: 2021-2022 yılında çevrimiçi ve 2023-2024
yılında yüz yüze yürütülen animasyonlu PDÖ oturumları standart geribildirim
formları retrospektif olarak incelenmiştir. Çalışmaya 1166 öğrenci (e-PDÖ:949,yüz
yüze:217) ve 412 yönlendirici geribildirimi (e-PDÖ:91,yüz yüze:321) dahil
edilmiştir. Likert tipi sorular 1-5 puan aralığında olup, ortalama±SS değerleri
hesaplanmış; t-testi ile karşılaştırılmış ve açık-uçlu yanıtlar içerik
analiziyle temalara ayrılmıştır.
Bulgular: e-PDÖ oturumlarında öğrenciler sistem
uygunluğunu yüz yüze PDÖ’ye göre daha yüksek puanlamıştır (4.28±0.87,
4.05±1.05; p=0.003). Oturum süresinin yeterliliği (4.58±0.67, 4.45±0.61;
p=0.001), araştırma ve bilgiye erişimi geliştirme (4.47±0.64, 4.31±0.79;
p=0.005), meslek yaşamına katkı (4.53±0.61, 4.42±0.74; p=0.0438) ve ekip
çalışmasını geliştirme (4.30±0.92, 4.12±0.96; p=0.011) boyutlarında e-PDÖ
uygulamasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmıştır. Görsel materyal
yeterliliği ve öğrenim hedeflerine ulaşma açısından ise fark saptanmamıştır. Yönlendiriciler
geribildirimlerinde yüz yüze PDÖ’yü, e-PDÖ’ye göre anlamlı derecede daha yüksek
puanlanmıştır (3.89±0.33, 3.51±0.51; p<0.001). Açık uçlu yanıtlarda,
e-PDÖ’de animasyonlu senaryoların ilgiyi artırması, kolay erişim, teknik
aksaklıklar temaları; yüz yüze PDÖ’de etkileşimli tartışma ortamı, öğrenim
hedeflerinin netleşmesi ve süre yönetimi öne çıkmıştır. Yönlendiriciler
çevrimiçi ortamda animasyonun motivasyonu artırdığını ancak katılım ve tartışma
derinliğinin yüz yüze kadar güçlü olmadığını belirtmiştir.
Sonuç: Öğrencilerin erişilebilirlik, süre yönetimi,
bilgiye ulaşma ve ekip çalışması açısından daha yüksek puanladığı e-PDÖ’nün
uygun dijital altyapı ve görsel materyallerle desteklendiğinde öğrenci
motivasyonunu artırabileceğini göstermektedir. Buna karşın yönlendiricilerin
eleştirel düşünme, iletişim ve grup dinamiğini desteklemede yüz yüze ortamın
üstün olduğu görüşü, çevrimiçi ortamlarda teknik erişim kolaylaşsa da öğrenci
katılımının ve tartışma derinliğinin sınırlı kalabileceğini düşündürmektedir.
Sonuç olarak, gelecekte hibrit modeller, bu iki yaklaşımın avantajlarını bir
araya getirerek dengeli, esnek ve yenilikçi bir öğrenme ortamı sağlayabilir.