XXVI. Prof.Dr.A.Lütfü Tat Sempozyumu, Ankara, Türkiye, 15 - 19 Kasım 2023, ss.109-110, (Tam Metin Bildiri)
Granüloma annülare (GA), genellikle kendi kendini sınırlayan benign seyirli kutanöz granülomatöz bir hastalıktır. Tipik olarak annüler şekilli eritemli papül ve plaklarla karakterize olan hastalığın; lokalize, jeneralize, perforan, subkutan ve yama tip şeklinde alt tipleri bulunmaktadir. GA’nın etyopatogenezi tam olarak anlaşılamamış olsada gecikmiş tip hipersensitivite reaksiyonunun hastalık gelişiminde rolü olabileceği bildirilmektedir. Seksen üç yaşında kadın vücutta yaygın kaşıntılı lezyonlar nedeniyle tarafımızca değerlendirildi. Hastadan alınan anamnezde yaklaşık beş yıldır vücutta yaygın kaşıntılı lezyonları olduğu, daha öncesinde kaşıntısı için çeşitli topikal tedaviler aldığı fakat fayda görmediği öğrenildi. Hastanın bilinen tip 2-diyabetes mellitus, hipertansiyon, koroner arter hastalığı, hiperlipidemi tanılarını mevcuttu ve düzenli olarak kullandığı ilaçlar arasında aspirin, atorvastatin, bisoprolol, valsartan+hidroklorotiyazid, insülin bulunmaktaydı. Hastanın dermatolojik muayenesinde abdomende, inguinal bölgede ve bacaklarda eritemli yer yer annüler karakterde plaklar izlendi (Resim 1). Hastada mukoza, tırnak ve saçlı deri tutulumu mevcut değildi. İnguinal bölge ve bacaktaki plaklardan yapılan KOH incelemede mantar hifaları saptanmadı. Hastanın bacağındaki plaktan alınan 4-mm punch biyopsinin histopatolojik değerlendirilmesinde epidermis normal görünümdeydi. Daha önce uzun süre topikal steroid tedavisi kullanıp fayda görmeyen ve eşlik eden multiple kormobiditesi olan hastaya UVA1 fototerapisi verilmesine karar verildi. Fototerapiyle birlikte lezyonlara topikal olarak takrolimus krem uygulanmaya başlandı. UVA1 fototerapisi (haftada 5 gün, toplam 4 hafta, doz 5 J/cm2 olarak başlanıp kademeli olarak arttırıldı maksimum doz 25 J/cm2, kümülatif doz 294 J/cm2) sonrası lezyonlarda ve kaşıntı şikayetinde büyük oranda gerileme gözlenen hastanın idame tedavisi izotretinoin 20 mg ve topikal takrolimus krem olarak planlandı. Takiplerinde 2 ay 20 mg, 3 ay 10 mg izotretinoin kullanmış olan hastada şikayetlerinin tamamen gerilediği, tedavilere bağlı herhangi bir yan etki gelişmediği izlendi. (Resim 3) Aktif şikayeti olmayan hastanın izotretinonin tedavisi kesilip hastaya nemlendirici krem önerilmesine karar verildi. GA tedavisinde ilk basamakta topikal kortikosteroidler ve topikal kalsinörin inhibitörleri yer almaktadır. Vakamızda da bu tedaviler verilmiş olup ancak fayda görmemiştir. Dirençli seyreden vakalarda fototerapi ve sistemik tedavi ajanları kullanılabilmektedir. Sistemik tedaviler seçenekleri arasında hidroksiklorokin, izotretionin, dapson, siklosporin ve TNF- α inhibitörleri gibi çeşitli ajanlar yer almaktadır.