İzole Areola ve Skrotum Tutulumu İle Seyreden Nodüler Skabiyez: Dermatoskopik Bulgularla Olgu Sunumu


Demir M., Karaman H., Adışen E.

27. Prof. Dr. A. Lütfü Tat Sempozyumu, Ankara, Türkiye, 19 - 23 Kasım 2025, ss.1, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Ankara
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.1
  • Gazi Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Skabiyez, Sarcoptes scabiei var. hominis’in neden olduğu, yoğun kaşıntı ile seyreden ektoparaziter bir enfestasyondur. Nodüler skabiyez,uyuz olgularının yaklaşık %7’sini oluşturan nispeten nadir görülen şiddetli bir formdur.Dermatoskopi, skabiyez tanısında tipik jet-duman bulgusunu ortaya koyarak tanıya katkı sağlamaktadır.Bununla birlikte, nodüler formun dermatoskopik özelliklerine ilişkin veriler sınırlıdır.

Bu olguda, iksekizumab tedavisi altında izole areola ve skrotum tutulumu gösteren atipik bir nodüler skabiyez olgusunun klinik ve dermatoskopik bulguları sunulmaktadır.

Elli yaşında erkek hasta, iki haftadır süren şiddetli kaşıntı ile başvurdu. Psoriasis nedeniyle 2022’den beri iksekizumab kullanan hastada başvuru sırasında aktif psoriatik lezyon izlenmedi. Muayenede her iki areolada krutlu papüller, skrotumda eritemli nodüller saptandı; aksilla,inguinal bölge gibi skabiyez için tipik tutulum bölgelerinde lezyon yoktu. Dermatoskopide areolada kahverengi üçgen yapı ve serpijinöz yol, skrotumda yalnızca serpijinöz yol bulgusu izlendi. Klinik ve dermatoskopik bulgularla skabiyez tanısı konuldu.Hasta ve ev içi temaslılarına %5 permetrin tedavi verildi, tedavi sonrası lezyonlarda belirgin gerileme gözlendi.

Nodüler skabiyez, genellikle genital bölgede lokalize, kaşıntılı nodüllerle karakterizedir. Olgumuzda, lezyonların yalnızca areola ve skrotumla sınırlı olması, klasik tutulum bölgelerinin etkilenmemesi tanısal güçlüğe yol açmıştır. Literatürde nodüler lezyonlarda genellikle akara rastlanmasa da, nadiren akar varlığı gösterilebilmektedir.Dermatoskopide areolada tipik jet-duman görünümü, skrotal lezyonlarda ise sık görülen serpijinöz yol bulgusu izlenmiştir. İzole areola ve skrotum tutulumu gösteren benzer bir olguya literatürde daha önce rastlanmamıştır.

Literatürde biyolojik ajanlarla ilişkili krutlu skabiyez olguları bildirilmiş olsa da, anti-IL-17 tedavisi ile ilişkili nodüler skabiyez daha önce tanımlanmamıştır.IL-17’nin enfeksiyonlara karşı immün yanıtın düzenlenmesinde kritik rolü olduğu bilinmektedir.Ayrıca, krutlu skabiyezi olan domuz modellerinde Th17 yanıtı ile hastalık şiddeti arasında ilişki gösterilmiştir. Olgumuzda gözlenen nodüler skabiyez varlığı bu durumu desteklemektedir.Ayrıca,iksekizumab tedavisiyle ilişkili yapılan meta-analizlerde paraziter enfeksiyonlara dair herhangi bir veri bulunmamaktadır.

Sonuç olarak, biyolojik tedavi altında atipik bölgelerde sınırlı skabiyez olgularında dermatoskopi tanıda kritik bir araçtır.Erken evrede skabiyezin düşünülmesi ve dermatoskopiyle doğrulanması, tanısal gecikmeyi ve bulaşı azaltarak tedavi etkinliğini artırmaktadır.

 

Scabies is an intensely pruritic ectoparasitic infestation caused by Sarcoptes scabiei var. hominis. Nodular scabies is a relatively uncommon and severe variant, accounting for approximately 7% of scabies cases. Dermoscopy contributes to the diagnosis of scabies by revealing the characteristic “jet with contrail” sign. However, data regarding the dermoscopic features of the nodular form remain limited.

In this report, we present the clinical and dermoscopic findings of an atypical case of nodular scabies with isolated involvement of the areola and scrotum in a patient receiving ixekizumab therapy.

A 50-year-old male patient presented with severe pruritus lasting for two weeks. The patient had been receiving ixekizumab since 2022 for psoriasis, with no active psoriatic lesions at the time of presentation. Physical examination revealed crusted papules on both areolae and erythematous nodules on the scrotum. Notably, no lesions were observed in typical scabies predilection sites such as the axillae or inguinal regions.

Dermoscopy demonstrated a brown triangular structure and a serpiginous burrow on the areola, while only a serpiginous burrow was observed on the scrotum. Based on the clinical and dermoscopic findings, a diagnosis of scabies was established. The patient and close household contacts were treated with 5% permethrin, resulting in marked regression of the lesions.

Nodular scabies is typically characterized by pruritic nodules, most commonly localized to the genital region. In our case, the restriction of lesions to the areola and scrotum, with sparing of classical predilection sites, posed a diagnostic challenge. Although mites are usually not detected in nodular lesions, their presence has rarely been demonstrated in the literature.

Dermoscopy revealed the typical “jet with contrail” sign on the areola, whereas a serpiginous burrow—commonly observed in scabies—was identified in the scrotal lesions. To the best of our knowledge, a similar case with isolated involvement of the areola and scrotum has not been previously reported.

Although cases of crusted scabies associated with biologic agents have been reported, nodular scabies in association with anti–IL-17 therapy has not been previously described. IL-17 is known to play a critical role in regulating immune responses against infections. Furthermore, studies in porcine models of crusted scabies have demonstrated an association between Th17 responses and disease severity. The occurrence of nodular scabies in our patient may support this relationship. Additionally, meta-analyses of ixekizumab therapy have not reported any data regarding parasitic infections.

In conclusion, dermoscopy is a critical diagnostic tool in cases of scabies with atypical localization, particularly in patients receiving biologic therapies. Considering scabies in the early stage and confirming the diagnosis with dermoscopy can reduce diagnostic delay and transmission, thereby improving treatment outcomes.