Geriatrik hastalarda iskemik inmenin kardiyak parasempatik sistem üzerine etkisinin değerlendirilmesi


Candemir B., Candemir M.

1. Geriatride Multidisipliner Yaklaşım Günleri, 2018, Ankara, Türkiye, 29 Kasım - 01 Aralık 2018, ss.27

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Ankara
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.27

Özet

Amaç: Ġnme, beyin dolaĢımının bozulması nedeniyle geliĢen bir nörovasküler olay olup iskemik kalp hastalıklarından sonra dünyada ikinci sık ölüm nedenidir. Akut iskemik inme sonrası altta yatan yapısal kalp hastalığı olmasa bile otonom disfonksiyon geliĢebilir. ÇalıĢmalarda kardiyak otonom fonksiyonların göstergelerinden olan kalp hızı değiĢkenliğinde (HRV) bozulmanın, inme hastalarında prognostik rol oynadığı gösterilmiĢtir. Ġnme hastalarında kalbin otonom sistemin bir baĢka ölçüsü olan HRT ile ilgili çalıĢma yapılmamıĢtır. HRT, sinüs ritmindeki hastalarda ventriküler erken sistol (VES) sonrası ölçülen bir parametredir. Ekstrasistol ile efektif bir sistol sağlayamayan kalp arterlerde vazospazma neden olur ve kalp hızı artar (kalp hızı döngüsünün türbülans baĢlangıç bölümü-TO). Bu kompansatuvar yanıt ile normale dönen kan basıncı, barorefleks yanıtı tekrar devreye sokar ve beyinden gelen parasempatik sinyallerin, sempatik sinyallere göre baskın hale gelmesine neden olur. Sonuçta, kalp hızı yavaĢlar, arterlerdeki vazospazm çözülür(kalp hızı döngüsünün türbülans sonlanım bölümü-TS). ÇalıĢmamızda iskemik inme geçiren ve altta yatan bir yapısal kalp hastalığı bulunmayan 65 yaĢ ve üzeri hastalarda kalp hızı türbülansında (HRT) bozulma olup olmadığının tespiti amaçlanmıĢtır.

Gereç ve yöntem: Bu çalıĢma kliniğimize baĢvuran 45 hasta ve 34 kontrol grubu olmak üzere toplam 79 kiĢi ile yapıldı. ÇalıĢmadan HRT'yi etkileyecek ek hastalığı olanlar çıkarıldı. Tüm hastalara 24 saatlik Holter EKG kaydı yapıldı. HRT ölçümleri olan TO ve TS, bir bilgisayar programı tarafından otomatik olarak hesaplandı. Holter kayıt periyodunun en az %70' i normal sinüs ritminde idi. Ayrıca ektopik atımlar toplam atım sayısının %10' undan daha az idi. TO < 0 ve TS > 2.5 ms / RR normal kabul edildi. Hastalar, HRT parametreleri normal ise HRT-0, TO veya TS anormal ise HRT-1, TO ve TS anormal ise HRT-2 olarak gruplandırıldı.

Bulgular: ÇalıĢmaya yaĢ ortalaması 70,2 ± 9,03 olan toplam 79 kiĢi dahil edildi. Dahil edilenlerin 34'ü (%43) erkek idi. Hastaların 36'sı (%45,6) hipertansif, 28'i diyabetik (%35,4), 17'si dislipidemik (% 21) ve 22'si (%27,8) sigara içicisiydi. Demografik özellikler arasında her iki grup arasında farklılık yok idi. SVO grubunda 5 kiĢi daha önce SVO geçirmiĢ idi. Her iki grubun Üre düzeyleri hariç diğer biyokimyasal laboratuvar değerlerinde farklılık yoktu. SVO grubunda üre düzeyi 47,13± 16,82 mg/dl iken kontrol grubunda 32,79± 9,58 mg/dl idi (p<0,001).

SVO grubunda minimum kalp hızı (KH), ortalama KH, toplam QRS sayısı, VES sayısı farklı değil idi. SVO grubunda toplam 29 (%64,4) hastanın, kontrol grubunda ise 5 hastanın HRT değerleri bozuktu (<p=0,001). SVO grubunda 45 hastanın 18'i (%40) HRT-1 grubunda, 11'i (%24,4) HRT-2 grubunda yer alırken; kontrol grubunda 34 hastanın 5'i (%14,7) HRT-1 grubunda yer alırken, hiçbir hasta HRT-2 grubunda değildi (sırasıyla; p=0,014; p=0,002).

Sonuç: Bu çalıĢma sonucunda SVO geçiren hastalarda, kontrol grubuna göre kalbin otonom fonksiyonunu gösteren HRT parametrelerinde bozulma olduğu gösterilmiĢtir. Bu sonuç ise kardiyak kökenli hastalıklardan bağımsız olarak SVO geçiren hastaların aritmiye yatkınlığının artabileceği hipotezini desteklemektedir.