234.Monarşik Faşizmden Halkın Egemenliği’ne İlk Adım; 23Nisan 1920'dir’!


Creative Commons License

Karaağaçlı M.

Pusula. Pusula Dergisi. http://www.bcp.org.tr. , cilt.1, sa.1, ss.1-4, 2026 (Hakemsiz Dergi)

Özet

Monarşik Faşizmden Halkın Egemenliği’ne İlk Adım;

“23 Nisan 1920’dir!”

Dr. Öğr. Üyesi Mustafa KARAAĞAÇLI

G.Ü. Gazi Eğitim Fakültesi, EBB Öğr. Üyesi.

 

1.Monarşik  Faşizm

Monarşik yönetim, devlet başkanlığının veraset yoluyla yani babadan oğula  veya soyadan birine geçtiği yapıdır.

Monarşik yapılar;

Yetkiler kral, kraliçe, imparator, padişah.. ünvanlarında toplanır.

Egemenliğin bölünmesinden  korkan zedeli  yönetimlerdir.

Mutlak monarşizmde sınırsız yetki ve yetkesel icraatlar tek eldedir.

Anayasal yani meşruti monarşide “tabi; u y a r s a (!)”  tek yetkili anayasa ile sınırlıdır.  

 

Yeni  özneli liberal tutucu ve kuşatmacı siyasi iklimli  reel politiklerin zamanın ruhunda sergiledikleri meşruti monarşide  sözde parlamentoyu  sadece posta  adresi olarak  şekerleyerek, hükümdarın yetkilerinin parlamento ile sınırlandığı meşruti yapılar olarak gözleniyor.

 

2.Ya,  Halkın Egemenliği

Monarşizmin aşağıda sıralanan somut  tuhaflıklarına bir  kez daha bakıldığında; ne  kadar  anti-demokratik,halkı nesneleştirip ötekileştiren  lekelere  sahip olduğu somutlanıyor:

·                 Tek elden yönetim: Devletin başındaki en üst yetki sahibidir.

·                 Kalıtsal geçiş: Yönetim hakkı aile bireyleri arasında miras yoluyla devredilir.

·                Ömür boyu hüküm: tek yetkili ölünceye veya   keyfi yetince feragat edinceye kadar görevde kalır.

 

Oysa, halkın  egemenliği;

·         Egemenliğin  her bağlamda “halkta olmasıdır.”

·         Halkın egemenliği toplumsal yaygın ve günceliyle popüler  egemenliktir.

·         Merkezi ve yerel yönetsellerin yönetim ellini doğrudan doğruya halktan almasıdır.

·         Siyasi gücün temel ve tümelinin  halk iradeli olmasıdır.

·         Devleti yönetmeye  meşru hak kazananların “halkın rızasıyla hükümetler kurmasıdır.

·         Seçimleri sözde değil  özde demokratik yanıtların  adresleri görmesidir.

·         Demokraside gözü  olanların seçimlere  de kulak vermesidir.