178. Reel Politikada Dayanıksızlığın Panzehiri; “Dayanışmadır”!..


Creative Commons License

Karaağaçlı M.

http://www.mektepligazete.com. , cilt.3, sa.3, ss.1-5, 2025 (Hakemsiz Dergi)

Özet

Reel Politikada Dayanıksızlığın Panzehiri;

“Dayanışma” İklimidir!..

Dr. Mustafa Karaağaçlı*

 

1.Dayanıksızlık

Dayanıksızlık, zıttı olan dayanıklılığı, fiziki terminolojiyle açıklar. Yani; dayanıklılık, fiziki cismin alanının hacmine oranının çarpımıyla  belirlenir.

Cismin büyüklüğü artıkça; dayanıklılık azaldığı için;  dayanıklılık cismin büyüklüğüyle; ters orantılı  olur. Bu  konuda; aynı hacimlerde cisimler düşünüldüğünde en fazla dayanıklılığı küre gösterir.                                                                       

 

Reel politikte  dayanıksızlığa bakarken; dayanıksızlığın, kaygıyla ve potansiyelini fark edememeyle ilgisi  ortaya çıkıyor.

 

En ufak bir sorunda, sanki bir felaket oluyormuşçasına  kaygılanmak  dayanıksızlığın en  somut halidir. Çünkü; birey, bu felaketin etkisini gözünde büyütürken; kendi mücadele yeteneğini  ise  küçümser.

 

Günlük  hayatta  yılgınlıklar, çabuk  yakalanan hastalıklar ve  kontrol kayıpları ...  birer dayanıksızlık sonucudur.

 

2.Dayanışma

Dayanıksızlığın panzehiri   olarak; “dayanışma; bir topluluğu oluşturan gruplar veya sınıflar arasında psikolojik bir birlik duygusu yaratan duygu, düşünce ve ortak çıkarlarla birbirlerine karşılıklı olarak bağlanmasıdır.

 

Dayanışma (Solidarizm veya solidarite)  ortak paydaların birliğini güçlendirir.

 

Beslenme, barınma, sağlık, eğitim gibi temel gereksinimlerde, toplumsal dayanışma  toplumun  devamı  ve bazı reel  politiklerin   sıkça  kullandıkları “beka” iklimi için yaşamsal  önemdedir.

 

Bireyler daha çok  yoksulluk altında; sosyal dayanışmaya   bel  bağlarlar.

 

Kapitalizmin son haddinde giderek belirginleşen  sınıf farkları en  çok yoksul  kesimleri  zorlamaktadır.

 

Yeni liberal özneli tutucu ve  kuşatmacı reel politikler, ekonomik kriz  anlarında “sermayeden yana tavır alırken, gerçek muhtaç duruma düşen insanlara  “”göstermelik  yardımlar yaparlar”

,

Birey ve toplum etkileşiminde, birey yurttaş, doğası gereği toplumsal bir varlık olduğundan; birlikte yaşamanın gereği olan dayanışma  ruhuna sahiptir. Dayanışma; yardımlaşmayı, birlikte iş yapmayı ve  hak aramayı  dolayısıyla mücadele  iklimini artırır. Anadolu  insanının “bir elin nesi var, iki elin sesi var" yaşamsal mottosu  da dayanışmanın önem ve değerini vurgular.