Mentorluk Olarak Aday Öğretmenlik Uygulaması (İsveç ve Estonya Örnekleri Bağlamında Türkiye Değerlendirmesi)


Kurt Keskin F.

III. Uluslararası Öğretmen Eğitimi ve Akreditasyon Kongresi, Ankara, Türkiye, 30 Kasım - 01 Aralık 2019, ss.45, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Ankara
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.45
  • Gazi Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Kökeni 3500 yıl öncesine kadar dayanan mentorluk; menti olarak öğrencinin mentorun deneyimlerinden yararlandığı, öğrencinin gelişimine katkı sağlayan ve onu cesaretlendiren bir uygulama olarak yorumlanmıştır (Thomson, 1993; Akt. Kılıç ve Serin, 2017). Günümüzde de benzer şekilde yorumlanan mentorluk sürecinde mentor, tecrübesiz çalışanın kendisini geliştirmesine ve iyileştirmesine yardımcı olan tecrübeli işgören konumundadır (Kılıç ve Serin, 2017). Aday öğretmen kavramı ise, öğretmen kadrolarına yeni atanan öğretmenleri ifade etmektedir (Eğitim Sen, 2015) ve aday öğretmenler bu süreçte çeşitli etkinliklere katılmaktadır. Aday öğretmenlik uygulaması ise ülkeye göre farklılık göstermekte, bazı ülkelerde bu süreç zorunlu kılınmakta ve İsveç ve Estonya gibi bazı ülkelerde ise aday öğretmenlik, mentorluk süreci olarak uygulanmaktadır. Hizmet içi eğitim kapsamındaki bu aday öğretmenlik sürecinin öğretmen eğitimindeki önemi göz önünde bulundurulduğunda farklı ülkelerde uygulanan süreçlerin incelenmesi ve Türkiye açısından değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bu sebeple bu çalışmada, aday öğretmenlik uygulamasını yürüten ve bu süreci mentor-menti ilişkisi şeklinde devam ettiren iki ülkenin –İsveç ve Estonya- bu süreci nasıl uyguladıklarının incelenmesi ve olası olumlu ve olumsuz sonuçlar doğrultusunda Türkiye’ye yönelik öneriler getirilmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda ilgili iki ülkede uygulanan aday öğretmenlik sürecinin incelenmesi ve eğitim alanında, özellikle de öğretmen yetiştirme konusunda başarılı olan bu iki ülkede bu sürecin nasıl ele alındığının bilinmesi Türkiye’nin de bu sürece yaklaşımını değerlendirmek ve sürecin etkililiğini artırmak adına büyük fayda sağlayacak ve öğretmen yetiştirme adına alanyazına katkıda bulunacaktır. Buradan hareketle ilgili çalışmada nitel bir yaklaşım benimsenerek döküman analizi kullanılmış ve olasılık dışı örnekleme yöntemlerinden amaçlı örnekleme tercih edilmiştir. Burada araştırmacı örneklem için hangi birimlerin seçileceğine kendisi karar vermekte ve araştırmacının uygun gördüğü kümeler, gruplar, birimler araştırmanın amacına da uygun olarak belirlenmektedir (Koçak ve Arun, 2006). Son olarak ise döküman analizinden elde edilen veriler tematik bir çerçeve ile yorumlanmıştır. Elde edilen verilere göre İsveç’te aday öğretmenlik uygulaması zorunlu olmayıp aday öğretmen bu sürece menti olarak dahil edilmekte, göreve başlayacağı okuldan mentor talep edebilmektedir (Doe, 2018). Estonya’da ise aday öğretmenlik zorunlu bir süreç olup bu süreçte tecrübesiz öğretmen çalışacağı iş yerinde adaylık aşamasına geçip bir üniversitede adaylık süreci destek programını tamamlamakta ve bu süreç mentor-menti ilişkisi ile uygulanmaktadır (Ministry of Education and Research, 2019). Estonya’da uygulanan aday öğretmenlik sürecinde mentor öğretmenin deneyimli bir öğretmen olması ve bir üniversitede mentor eğitimi programını tamamlamış olması da gerekmektedir (Ministry of Education and Research, 2019). Türkiye’de ise zorunlu olarak yürütülen bu süreç, eğitim kurumu yöneticisi ve danışman tarafından adaya verilecek çalışma programı doğrultusunda gerçekleştirilmekte ve bu süreçte aday öğretmenlere 384 saat sınıf içi ve okul içi, 90 saat okul dışı faaliyetleri ve 180 saat hizmet içi eğitim faaliyetleri olmak üzere toplam 654 saat eğitim verilmektedir (MEB Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü, 2019). Yapılan bu çalışma ile, İsveç ve Estonya’da mentorluk temel alınarak uygulanan aday öğretmenlik sürecinin olumlu katkılarının olduğu görülerek Türkiye için bir örnek teşkil edebileceği sonucuna varılmıştır.