Üniversitelerde Mobil Uygulamaların Dağılımı ve Kampüs Hizmetleri Bağlamındaki Özellikleri


Creative Commons License

Türkmen E., Akgül B. M., Kılıçarslan F., Ayyıldız Durhan T.

18th International Congress on Social, Humanities, Administrative, and Educational Sciences in a Changing World, Ürgenç, Özbekistan, 10 - 12 Mart 2026, ss.128-141, (Tam Metin Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
  • Doi Numarası: 10.30546/19023.978-9952-610-37-6.2025.5110.
  • Basıldığı Şehir: Ürgenç
  • Basıldığı Ülke: Özbekistan
  • Sayfa Sayıları: ss.128-141
  • Gazi Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Bu araştırmanın amacı, Türkiye’deki devlet ve vakıf üniversitelerinin mobil uygulama sahipliğini ve kampüs hizmetlerinin dijital temsillerini kurumsal düzeyde incelemektir. Çalışma, betimsel içerik analizi ve karşılaştırmalı nicel araştırma deseni kapsamında yürütülmüştür. Araştırma kapsamında Türkiye’de faaliyet gösteren 204 üniversitenin resmi web siteleri ile mobil uygulama mağazaları sistematik olarak incelenmiştir. Üniversitelerin mobil uygulama sahipliği, uygulama sayıları, uygulama kategorileri, geliştirici yapıları ve uygulama içerikleri analiz edilmiştir. Veriler betimsel istatistikler, Ki-kare testi ve Mann–Whitney U testi kullanılarak değerlendirilmiştir. Bulgular, üniversitelerin %74,1’inin mobil uygulamaya sahip olduğunu, %25,9’unun ise herhangi bir mobil uygulamasının bulunmadığını göstermektedir. Mobil uygulamaların ağırlıklı olarak akademik süreç yönetimine odaklandığı; uygulamaların %69,3’ünün eğitim kategorisinde yer aldığı belirlenmiştir. Buna karşılık spor, sağlık ve esenlik temelli uygulamaların toplam oranının oldukça düşük düzeylerde kaldığı saptanmıştır. Üniversite türüne göre mobil uygulama sahipliği açısından anlamlı bir fark bulunmazken (p>0,05), mobil uygulamaya sahip üniversitelerin öğrenci sayılarının anlamlı biçimde daha yüksek olduğu belirlenmiştir (p<0,001). Sonuç olarak, Türkiye’de yükseköğretimde mobil dijitalleşmenin büyük ölçüde akademik ve idari süreçlere yoğunlaştığı, bütüncül kampüs deneyimini destekleyen dijital hizmetlerin ise sınırlı kaldığı ortaya konmuştur.