Green Nanotechnology for Early Detection of Phenylketonuria
UNFCCC 31. Taraflar Konferansı (COP31), Antalya, Türkiye, 9 - 20 Kasım 2026, ss.1-2, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Basıldığı Şehir: Antalya
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.1-2
- Gazi Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Fenilketonüri nadir olarak görülen ve erken dönemde teşhis
edilemediğinde zeka geriliğine neden olan önemli bir genetik hastalıktır.
Yenidoğan bebeklerin topuklarından alınan kan örneklerinde fenilketonüri
hastalığının belirlenebilmesi için bebeklerin anne sütü ile tam beslenmesi
gerekmektedir aksi takdirde proteince fakir beslenen bebeklerin kanında
fenilalanin miktarının düşük olma ihtimali olduğundan kesin sonuçların elde
edilmesi söz konusu olmamaktadır. Bu nedenle düşük derişimlerde dahi biyolojik
sıvıların içermiş olduğu fenilalanin miktarını tayin edilmesini sağlayacak
analiz metotlarının geliştirilmesi elzemdir. Enzim biyosensörleri enzimlerin
substratlarına olan spesifikliği nedeniyle kompleks matrikslerde bulunan düşük
derişimlerdeki analitlerin dahi tayin edilmesini sağlamaktadır. Biyosensörlerin
tasarımında kullanılan çalışma elektrotlarının duyarlılıklarını ve
iletkenliklerini arttırmak için gümüş nanopartiküller ile modifiye edilmeleri
söz konusudur. Ancak kimyasal teknikler kullanılarak gümüş nanopartiküllerin
eldesinde kullanılan toksik kimyasallar çevre için zararlı olmaktadır. Bu
nedenle bitkilerin veya bitkisel atıkların elektron vericisi olarak
kullanıldığı yeşil sentez tekniği ile gümüş nanopartiküllerin elde edilmesi çevre
açısından oldukça önemlidir. Planlanan bu proje ile Ülkemizde oldukça yaygın
olarak üretilen Pelargonium L’Hér. (sardunya) bitkisinin yaprakları gümüş
nanopartiküllerin sentezinde kullanıldı. Karakterize edilen sardunya yaprağı
temelli gümüş nanopartiküller karbon pasta elektrodu modifiye etmek için
kullanıldı. Fenilalanin dehidrogenaz, çapraz bağlama tekniği kullanılarak
modifiye edilmiş karbon pasta elektrotun yüzeyine immobilize edildi ve fenilalanin
tayini gerçekleştirildi. Tasarlanan biyosensörün doğrusal çalışma aralığı 0,1 - 1,0 mM olarak belirlendi. 10 tekrardan
sonra biyosensörün başlangıçtaki aktivitesinin %87,50’sini koruduğu
tespit edildi. Elde edilen bulgular fenilketonüri hastalığının tayinine yönelik
düşük girişim etkisi olan, yüksek seçicilik, iyi bir tekrarlanabilirlik ve uzun
raf ömrüne sahip, çevre dostu ve ekonomik yeni bir fenilalanin biyosensörünün
tasarlandığını göstermektedir.