Komplet Rektal Prolapsusta Altemeier Prosedürü: Video Teknik Sunum


Creative Commons License

Akpınar Ö., Ergüçyener M., Varoğlu M., Aksu G., Kozan R.

XX. Ulusal ve III. Uluslararası Türk Kolon ve Rektum Cerrahisi Kongresi, Antalya, Türkiye, 16 - 20 Mayıs 2025, ss.187-188, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.187-188
  • Gazi Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Amaç: Eksternal rektal prolapsus tedavisinde kullanılan prosedürler perineal ve abdominal yaklaşımlar olarak iki başlık altında sınıflandırılabilir. Perineal prosedürler yüksek rekürrens oranları nedeni ile genellikle ileri yaşlı ve komorbiditesi yüksek hastalarda tercih edilmektedirler. Abdominal prosedürler daha az nüks oranlarına sahiptirler ancak daha yüksek komorbidite, impotans ve infertilite riski taşırlar. Perineal yaklaşımlara levatoroplastinin eklenmesi daha iyi fonksiyonel sonuçlara yol açmaktadır. Tüm bu faktörler bir araya geldiğinde klinik pratikte oldukça seyrekleşen perienal prosedürlerin yeniden canlanması söz konusudur. Bu video sunumda posterior levatoroplasti ile kombine edilmiş Altemeier Prosedürü’nün teknik aşamalarının gösterilmesi ve olgu bazında perineal yaklaşımların tartışılması hedeflendi.

Olgu: 77 yaşındaki kadın hasta 6 yıldır olan prolapsus ilişkili semptomlar ile başvurdu. Hasta ayakta durmak ile spontan oluşan prolapsus, ıslaklık, sık rektal kanama ve dışkı tutmada zoruluk tariflemekteydi. Özgeçmişinde hipertansiyon, aterosklerotik kardiyovasküler hastalık ve kalp yetmezliği mevcuttu. Hasta spinal anestezi altında, litotomi pozisyonunda opere edildi. Dentat çizgiye 1 cm mesafede olacak biçimde rektumun tüm katlarını içeren sirkumferansiyel bir insizyon yapıldı. Ekstraperitoneal redundan rektum mobilize edildi. Rektovajinal septum korunarak periton kesesi açıldı ve Douglas poşuna girildi. Prolabe rektum ve sigmoid kolon mobilize edildikten sonra mezokolon kesildi. Mezorektumun prolapsusunu önlemek ve kontinensi güçlendirmek için posterior levatoroplasti yapıldı. Perineal rektosigmoidektomi sonrası tam kat ve tek tek sütur tekniği ile kolo-anal anostomoz yapıldı (Resim 1) Antalya mevcuttu. Cleveland Clinic Fecal Incontinence Skoru (CCFI-S) 12 olarak değerlendirildi. Hastaya perioperatif dönemde oral ve lavman ile bağırsak temizliği yapıldı. Litotomi pozisyonunda, yaklaşık 90 derece eksternal kas hasarı tespit edilerek overlapping sfinkteroplasti uygulandı.

Sonuç: Hastanın postoperatif dönemi sorunsuz seyretmiş olup fekal kontinansın sağlandığı gözlendi. Bu olgu, sfinkter hasarına bağlı gelişen fekal inkontinansta overlapping sfinkteroplastinin etkili bir tedavi seçeneği olduğunu göstermektedir. Bulgular: Proktolojik muayenede yaklaşık 12-15 cm’lik komplet prolapsus izlendi (Resim 1). Prolabe segment üzerinde yer yer çapı 3x2 cm’yi bulan soliter ülserler ve sağ lateralde biyopsi ile tanı konulmuş yaygın inflmatuar polipler izlendi. Hastanın kolonoskopik incelmesinde ek patolojik bulgu saptanmadı. Hastanın preoperatif Wexner Kontinens Skoru (WCS) 18 olarak hesaplandı. Postoperatif 1. hafta WCS 8, 1. ay WCS ise 5 ve 3. ay 4 idi. Hastanın postoperatif analjezik ihtiyacı olmadı. Rektal prolapsus tedavisinde Altemeier Prosedürü postoperatif analjezi gerektirmeyen, etkili ve güvenli bir yaklaşımdır. Prosedürün levatroplasti ile kombine edilmesi fonksiyonel sonuçlara katkı sunar.