http://wwmektepligazete.com. , sa.3, ss.1-5, 2025 (Hakemsiz Dergi)
2026
Bütçesi’nde, “Okul Yemeği ve Sağlıklı Su”
Sosyal
Eşitliğin Gereğidir!
Mustafa Karaağaçlı
1.Temel İhtiyaçlarda Yemek ve Su
İnsani temel ihtiyaçlar kaleminde
Maslow’un İhtiyaçlar yapısında; en temelde fizyolojik ihtiyaçlar yer alır. Çünkü; yemek ve sağlıklı su
ihtiyaçların en somut adıdır. Öğrencilerin fiziksel, zihinsel ve duyuşsal
gelişimleri de yeterli beslenme ve sağlıklı suya erişimle doğrudan ilişkilidir.
Bu sayısal
veriler, ışığında milyonlarca öğrenci, sosyal, kültürel ve
ekonomik eşitsizlikler ve dengesizlikler nedeniyle günde
bir öğün de olsa yemek ve
sağlıklı suya ulaşamamaktadır.
Ulaşanların ise iyimser
bir öngörüyle tüm
öğrencilerin %10’nu, yani
yaklaşık 2 milyon
olduğu gözlenmektedir.
Beliren görünüm
ise öğrencilerin bir öğünle
de olsa proteinli, vitaminli, kalsiyumlu yemek ve
temiz suya erişim eksikliğini somutlandırmakta, öğrencilerin gelişimini
olumsuz etkilemekte, okul başarılarını düşürmektedir.
Bu durumun
en önemli bir
sonucu olarak da; 18 milyon
öğrenci eğitim hakkından 1739 Sayılı
Milli Eğitim Temel Kanu’nunda yer verilen “fırsat ve imkan
eşitliğinden” Türkiye Eğitim Coğrafyası’nda eşit
bağlamlı olarak yararlanamadığının belirli özel ipuçlarını vermektedir (MEB, 1973).
Sonuçta eşitsizlik, bir toplumdaki kaynakların adaletli ve eşit olmayan
dağıtılmasını gösterirken; hakça paylaşım
ve üleşimin becerilemediği
durumlarda ortaya
çıkmaktadır.
“okul
yemeği ve sağlıklı su” eşitsizlik kalemi de sosyolojik olarak adaletsiz ve
eşitsiz dolayısıyla insan haklarından uzaklığın trajik bir lekesidir.
3.Sosyal Eşitlik, “Okul Yemeği ve Temiz
Suya Erişimdir!”
Türkiye Eğitim coğrafyası’nda emekçi ailelerin gelir dağılımı, işsizlik, yüksek enflasyon, ve
konut kiraları gibi yaşamsal zorlukları dikkate
alındığında; her öğrencinin bir öğün okul yemeği ve sağlıklı suya
eşit erişim hakkının olması sosyal
eşitliğin bir gereğidir.
Çünkü;
· Sosyolojik eşitsizlik, bir
toplumdaki kaynakların adaletli ve eşit olmayan dağılımıdır.
· Sosyolojik eşitsizlik; güç,
din, akrabalık, prestij, ırk, cinsiyet, yaş ve sosyal sınıfın getirdiği toplumdaki sosyal
mallara erişimin farklılaşmasından kaynaklanır.
· Sosyolojik eşitsizlik, post
kapitalist yeni öznel liberal tutucu
kuşatmacı siyasi politiklerle derinleşir.
· Sosyolojik eşitsizlik, hangi alan ve hizmet biriminde ele alınırsa
alınsın, o sistemle ilgili “girdi-işlem-çıktı-ürün” öğelerindeki ontolojik olarak eşitliğin olmamasıdır (Karaağaçlı, 2021:36 ve Manza, 2020). Çünkü, sistemin bu
öğelerinin işleyişinde, eğitim,
beslenme, emek yoğun çalışma,
ücretlendirme, sağlık hizmetleri ve ifade özgürlüğü kalemlerinde de eşitsizlikler giderek derinleşir..