Juvenil İdiopatik Artrit Hastalığında Eklem Hasarı Gelişimini Etkileyen Faktörler
10. Ulusal Çocuk Romatoloji Kongresi, Antalya, Türkiye, 1 - 04 Nisan 2026, ss.290-294, (Tam Metin Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
- Basıldığı Şehir: Antalya
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.290-294
- Gazi Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Giriş: Juvenil idiopatik artrit (JIA), kalıcı eklem hasarına yol açabilen, çocukluk çağının en sık
görülen kronik romatizmal hastalığıdır (1). Özellikle eklem bulgularının daha baskın olduğu
sistemik olmayan alt tiplerinde hastalık seyri heterojen olup, minimal sekelle seyredebildiği
gibi ilerleyici yapısal hasar da gelişebilmektedir (2). Eklem hasarının erken dönemde
öngörülebilmesi, riskli hasta gruplarının tanımlanması ve tedavi stratejilerinin bireyselleştirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır (1). Bu çalışmada, sistemik olmayan
JIA hastalarında eklem hasarı gelişimi ile ilişkili faktörlerin ve bağımsız risklerin belirlenmesi
amaçlandı.
Yöntem: Çalışmamıza tek merkezde izlenen 216 sistemik olmayan JIA hastası dahil edildi.
Retrospektif olarak demografik ve klinik özellikler, ILAR alt tipleri, laboratuvar parametreleri
ve tedavi süreleri değerlendirildi. Eklem hasarı Juvenile Arthritis Damage Index-Articular
(JADI-A) ile ölçüldü (2) ve JADI-A>=1 hasar varlığı olarak kabul edildi. Gruplar arası
karşılaştırmalar uygun istatistiksel testlerle yapıldı. Eklem hasarı ilişkili faktörler tek ve çok
değişkenli lojistik regresyon analizleri ile değerlendirildi. Model performansı ROC analizi ile
incelendi. P<0,05 anlamlı kabul edildi.
Bulgular-Sonuçlar: Toplam 216 non-sistemik JIA hastasının medyan takip süresi 60 ay (IQR:
21–87.5) idi. JADI-A pozitifliği %37 (n=80) saptandı. JADI-A (+) hastalarda şikâyet başlangıç
yaşı daha düşük (p=0.043), metotreksat kullanım süresi daha uzun (p=0.004) ve izlem
boyunca tutulan eklem sayısı daha fazlaydı (p<0.001)(Tablo-1). Univariate analizde extended
oligoartiküler seyir, PsA/undiferansiye grup ve metotreksat kullanım süresi hasar ile ilişkili
bulundu. Multivariate analizde ise extended oligoartiküler seyir (OR: 3.33; %95 GA: 1.24–
8.95; p=0.03) ve metotreksat kullanım süresi (OR: 1.03; %95 GA: 1.01–1.05; p=0.002)
bağımsız risk faktörleri olarak saptandı (Tablo-2). Tanı gecikmesi ve tedavi başlangıç zamanı
hasar ile ilişkili değildi. Oligoartiküler JIA grubunda eklem hasarını göstermede modelin ayırt
ediciliği orta düzeydeydi (AUC: 0.716; %95 GA:0.618-0.814; p<0.001)(Şekil-1).
Tartışma: Sistemik olmayan JIA hastalarında eklem hasarı, özellikle extended oligoartiküler
seyir ve daha uzun metotreksat kullanım süresi ile ilişkili bulunmuştur. Tanı gecikmesi ve
tedaviye başlama zamanı ile hasar arasında istatistiksel anlamlı bir ilişki saptanmamıştır.
Oligoartiküler grupta oluşturulan model orta düzeyde ayırt edicilik göstermiştir. Anti-TNF
ajanlar ayrı ayrı analiz edildiğinde anlamlılık saptanmazken, toplam anti-TNF maruziyeti
hasar ile ilişkili görülmüştür. Ancak bu ilişki tedavinin nedensel etkisinden ziyade daha ağır ve
tedaviye dirençli olgularda yanıt yetersizliği nedeniyle anti-TNF ajanlar arasında switch
yapılmasını ve metotreksatın uzun süreli sürdürülmesini yansıtıyor olabilir. Bulgularımız,
hastalık fenotipinin ve izlem sürecindeki hastalık yükünün yapısal hasar gelişiminde rol
oynayabileceğini düşündürmektedir.