Maksillofasiyal Bölgede Kullanılan Kemik Greftleri, Membranlar ve Temel Uygulamaları, Nur Mollaoğlu, Editör, Türkiye Klinikleri Yayınevi, Ankara, ss.31-37, 2025
Maksillofasiyal rekonstrüksiyon uygulamalarında kullanılan sentetik kemik greft materyalleri, zaman içerisinde ihtiyaca yönelik olarak çeşitlenmiş ve gelişmiştir. Hidroksiapatit (HA), trikalsiyum fos- fat (TCP), bifazik kalsiyum fosfatlar (BCP), biyoaktif camlar, kalsiyum fosfat sementler (CPC), kalsi- yum sülfat, polimerler ve kompozit greftler gibi çeşitli sentetik greft türleri; kimyasal içerikleri, biyolojik davranışları, klinik avantajları ve sınırlılıkları açısından detaylı şekilde değerlendirilmiştir. Sentetik greft- ler; yüksek biyouyumluluk, enfeksiyon riskinde azalma ve erişebilirlik gibi önemli avantajlara sahip ol- makla birlikte; mekanik dayanım eksiklikleri, osteojenik ve osteoindüktif özelliklerin yokluğu gibi ciddi dezavantajlara da sahiptir. Son yıllarda yapılan çalışmalar, osteoindüktif büyüme faktörleri, mezenki- mal kök hücreler ve kontrollü salınım sistemleri ile rejeneratif potansiyelin artırılmasına odaklanmıştır. Ancak tüm gelişmelere rağmen, maksillofasiyal uygulamalara yönelik ideal bir sentetik greft materyali geliştirmek halen önemli bir zorluk olmaya devam etmektedir. Bu nedenle, yeni geliştirilen materyalle- rin uzun vadeli klinik etkinliğini ve güvenliğini değerlendirmek amacıyla daha fazla sayıda standardize edilmiş preklinik ve klinik çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.
Synthetic bone grafts have become increasingly important in maxillofacial reconstruction due to their biocompatibility, reduced infection risk, and ease of availability. Commonly used materials include hydroxyapatite (HA), tricalcium phosphate (TCP), biphasic calcium phosphates (BCP), bioac- tive glass, calcium phosphate cements (CPC), calcium sulfate, polymers, and composites. These grafts are evaluated based on their chemical structure, biological, behavior, clinical performance, and limita- tions. While they offer several advantages, their lack of osteogenic and osteoinductive properties, along with limited mechanical strength, remain majör drawbacks. Recent approaches aim to enhance regener- ative potential through the integration of growth factors, mesenchymal stem cells, and controlled deliv- ery systems. Despite technological progress, no ideal synthetic graft has yet been established for maxillofacial use. Continued research is essential to assess the long-term clinical effectiveness and safety of emerging materials.