Türkiye de Felsefe Dilinin Gelişimi ve Çeviri Faaliyetlerine Genel Bir Bakış


Koç E.

Süleyman Demirel Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi, sa.20, ss.103-119, 2009 (Hakemli Üniversite Dergisi)

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Basım Tarihi: 2009
  • Dergi Adı: Süleyman Demirel Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi
  • Sayfa Sayıları: ss.103-119

Özet

 

Felsefe, varlık, bilgi ve değerler hakkında toplu bir görüş, bütünlüklü bir bilgi elde etme amacını güder. Felsefe, belli bir dilin içinde gelişir. Dil ile bütünleşmiş bulunan kavramsal örgü felsefenin bizzat kendisini oluşturur. Felsefi etkinlik bir kültür bütünlüğünde ve o kültürün diliyle hayat bulur. Bu durumda kültürel ana dili ve onun sağlayacağı imkanları temele almak, ancak geçmişten günümüze Türkçe’nin etkileşim halinde olduğu ve felsefi düşünce bakımından verimli bir atmosfer oluşturan klasik dillerin ve Batı dillerinin farklı anlam zenginliklerinden de çeviriler yoluyla yararlanmak gerekir. Zira kültürler arası etkileşimi sağlayan en önemli araç çeviridir. Tanzimat Döneminde Batılılaşma hareketleriyle doğrudan ilintili olan çeviri faaliyetleriyle birlikte kültür dünyamıza yeni kavram ve düşünceler de girmeye başlamıştır. Batıdan gelen yeni terimlerin dilimize olduğu gibi yerleşmesi tehlikesi, zaman içinde felsefe dilimizin tutarlı bir biçimde oluşturulması ve geliştirilmesi zaruretini doğurmuştur.Bu doğrultuda biz çalışmamızda ülkemizde felsefe dilinin gelişimine değinerek, 1940’lı yıllara değin yapılan çeviri faaliyetlerine genel olarak bakacağız

 

Development of Language of Philosophy and an Overview to Translation Activities in Turkey ABSTRACT Philosophy aims at obtaining a collective view, complete knowledge as to being, knowledge and values. Philosophy develops within a certain language. The conceptual pattern which is integrated with language constitutes the philosophy itself. Philosophical activity gains value within a cultural integrity and through the language of that particular culture. Therefore, we need to take as basis the cultural native language and the opportunities provided thereby whereas we also need to enjoy, through translation, the wealth of meaning in classical languages and Western languages which Turkish language has always interacted with and which create a positive atmosphere in terms of philosophical thinking because translation is the most important tool that ensures intercultural interaction. New concepts and ideas started to get into our world of culture through translation activities directly related to Westernization movements during the Reformation Period. The threats of brand-new terms that come from the West to settle in our language as they are have resulted in the need to formulate and develop a consistent language of philosophy. In this regard, we in our study, referring to development of philosophical language of our country, we generaly will overview at the translation activities until the 1940’s. Keywords: Philosophy, language of philosophy, translation, Society for Research of Turkish Language, Translation Office.