Durkheim’ın Dil Eğitimi Felsefesinin Gaspıralı ve Gökalp’in Millî Eğitim, Kültür ve Dil Dönüşümü Fikriyatına Etkisi


Creative Commons License

TEKELİ M., YEŞİL Y., Aslan S.

Türk Eğitim Bilimleri Dergisi, cilt.24, sa.2, ss.1823-1853, 2026 (TRDizin)

Özet

Bu çalışma, Émile Durkheim’ın dil felsefesinin İsmail Gaspıralı ve Ziya Gökalp’in millî kültür ve dil politikalarına etkisini incelemektedir. Çalışmada Gökalp’in Küçük Mecmua, Gaspıralı’nın Tercüman gazetesindeki düşünce yazıları kaynak alınarak inceleme gerçekleştirilmiştir. Fransız Devrimi sonrası gelişen sosyolojik düşünceler, Durkheim’ın kolektif bilinç, toplumsal dayanışma ve dilin toplumsal işlevi hakkındaki görüşleri aracılığıyla Osmanlı ve Türk dünyası aydınlarını etkilemiştir. Gökalp, Durkheim’ın kavramlarını Türk milliyetçiliğine uyarlayarak İstanbul Türkçesinin sadeleştirilmesini ve millî dil hâline gelmesini savunmuştur. Gaspıralı ise “dilde, fikirde, işte birlik” ilkesiyle, Osmanlı ve Rusya’daki Türk topluluklarını ortak bir edebî dil etrafında birleştirmeyi hedeflemiştir. Her iki düşünür de eğitimi, dil birliğinin sağlanmasında temel araç olarak görmüş; Gaspıralı, usul-u cedit hareketiyle modern eğitimi yaygınlaştırmış; Gökalp ise okullarda millî kimliğin pekiştirilmesini savunmuştur. Durkheim’ın tek ulus içinde kültürel homojenlik hedefi, Gökalp’te millî kimlik inşasına; Gaspıralı’da ise ulus-ötesi kültürel dayanışmaya dönüşmüştür. Her üç isim de dilin yalnızca bir iletişim aracı değil, aynı zamanda bir milletin hafızası ve kültürel kimliğinin taşıyıcısı olduğu konusunda birleşmiştir. Günümüzde Türk dünyasında ortak alfabe çalışmaları ve kültürel iş birlikleri, bu düşünürlerin mirasının hâlen geçerliliğini koruduğunu göstermektedir.
This study examines the influence of Émile Durkheim’s philosophy of language on İsmail Gaspıralı and Ziya Gökalp’s national culture and language policies. The study was conducted based on Gökalp’s opinion pieces published in Küçük Mecmua and Gaspıralı’s opinion pieces published in the Tercüman newspaper. Post-French Revolution sociological thought, particularly Durkheim’s concepts of collective consciousness, social solidarity, and the social function of language, significantly impacted Ottoman and Turkic intellectuals. Gökalp adapted Durkheim’s ideas to Turkish nationalism, advocating for the simplification of Istanbul Turkish as the national language. Gaspıralı, with his principle of “unity in language, thought, and action,” aimed to unite Turkic communities in the Ottoman Empire and Russia around a common literary language. Both thinkers saw education as a key tool for achieving linguistic unity; Gaspıralı promoted modern education through the “usul-u cedit” movement, while Gökalp emphasized strengthening national identity in schools. Durkheim’s goal of cultural homogeneity within a single nation transformed in Gökalp’s work into national identity-building, and in Gaspıralı’s vision into transnational cultural solidarity. All three shared the view that language is not merely a means of communication but also a carrier of a nation’s memory and cultural identity. Today, initiatives such as a common alphabet for the Turkic world and cultural cooperation reflect the continuing relevance of their intellectual legacy.