Olağanüstü evrensel değer bağlamında özgünlük ve bütünlük: Safranbolu, Eski Çarşı


Özeren E. B. , Özkan Yazgan E. , Akalın A.

Uluslararası Hakemli Tasarım ve Mimarlık Dergisi, sa.20, ss.1-33, 2020 (Diğer Kurumların Hakemli Dergileri)

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Basım Tarihi: 2020
  • Doi Numarası: 10.17365/tmd.2020.20.0x1
  • Dergi Adı: Uluslararası Hakemli Tasarım ve Mimarlık Dergisi
  • Sayfa Sayıları: ss.1-33

Özet

 İnsanlığın ortak mirasını temsil eden UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne kabul edilebilmek için, kültür varlıklarının Olağanüstü Evrensel Değer (OED) ölçütlerine uyumunun yanı sıra, ‘özgünlük’ ve ‘bütünlük’ değerlerinin de korunmuş olması şartları aranmaktadır. Dünya mirası statüsü kazanıldıktan sonra ise, kültürel miras alanlarının ‘özgünlük’ ve ‘bütünlük’ değerlerinin sürdürülmesi zorunluluğu söz konusudur. Amaç: Bu çalışmada; 1994 yılında Dünya Miras Listesi’ne giren Safranbolu’da, koruma adı altında gerçekleştirilen ‘yenileme’ uygulamaları, ‘özgünlük’ ve ‘bütünlük’ bağlamında ele alınmaktadır. Yöntem: Safranbolu Eski Çarşı bölgesindeki kentsel yenileme uygulamaları üç farklı başlıkta ele alınmıştır; tescilli yapılara yönelik kısmi ya da bütüncül rekonstrüksiyon uygulamaları (A), dokuya ölçeğiyle uyum gösteren tescilsiz yapıların geleneksel konutları taklit ederek değiştirilmesi (B) ve dokuya ölçeğiyle uyum gösteren tescilsiz yapıların yıkılarak, geleneksel konutları taklit eden bir tasarım diliyle yeniden inşa edilmesi (C) Bulgular: Kentsel koruma ve restorasyon adı altında, ‘özgünü yok et, kopyalayarak yeniden üret’ ve ‘özgünü taklit ederek üret’ şeklinde gerçekleşen kentsel yenileme yaklaşımıyla tanıdık görünen ancak özgünlüğünden endişe duyulan örnekler, Safranbolu’nun olağanüstü evrensel değerlerini olumsuz etkilemektedir. Sonuç: Hiçbir yapının bir diğerini tekrar etmediği ve her birinin yerin bağlamı ile şekillendiği bir kültür ortamında, özgünün zarar gördüğü ve bir takım tekrarlarla ‘taklit’ edildiği örnekler, Dünya Miras Listesi’ndeki bu yerleşimin özgünlük ve bütünlük değerlerini ve dolayısı ile sürekliliğini riske atan bir tehlike olarak değerlendirilmiştir.